Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı taraf vekilleri vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette 2009 yılı ile 2011 yılları arasında sadece danışman olarak, 2011'den itibaren ise iş akdinin fesih edildiği 09/10/2017 tarihinde kadar genel müdür sıfatıyla çalıştığını; davalı şirketten işçi alacaklarını İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2017/746 Esas sayılı dosyasında...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/883 KARAR NO: 2022/2333 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/11/2019 NUMARASI: 2017/1293 Esas, 2019/1380 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 05/10/2022 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı taraf vekilleri vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette 2009 yılı ile 2011 yılları arasında sadece danışman olarak, 2011'den itibaren ise iş akdinin fesih edildiği 09/10/2017 tarihinde kadar genel müdür sıfatıyla çalıştığını; davalı şirketten işçi alacaklarını İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2017/746 Esas sayılı dosyasında istediklerini, müvekkilinin Ümraniye ... Mahallesinde bulunan ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı ... Blok ... nolu dairesinin davalı şirket lehine ve o şirketin ... Bankasından kredi çekebilmesi için ipotek verdiğini; banka tarafından henüz müvekkili aleyhine herhangi bir takip başlatılmadığını, alacak talep edilmediğini, ancak müvekkilince bankadan gelecek bir takibin ömür boyu beklenemeyeceğini belirterek, ipotek tutarı olan 350.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davalı şirketin satın almış olduğu ... plakalı aracın şirket tarafından kendisine tahsis edildiğini, şirketin kredi taksitlerini ödemesi karşılığında, araç sonunda senin olsun dediklerini, bu nedenle maaşından kesilmek suretiyle 36.000 Euro ödettiklerini, ancak aracı da davacıya vermeyip, üçüncü şahsa sattıklarını bildirerek; bu nedenle de müvekkili tarafından ödenen 36.000 Euro karşılığı 165.236,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından ... plakalı aracın davacıya alınmadığını, sadece şirkette çalıştığı müddetçe kendisine tahsis edildiğini, davacının iş akdi fesih edildiğinde aracı geri aldıklarını, 75.000,00 TL bedelle de üçüncü bir şahsa sattıklarını bildirerek, araç bedeli yönünden davanın reddine karar verilmesini, davacının müvekkili şirketin ... Bankasından aldığı krediyi kendi rızası ile ipotek verdiğini, kredi borçlarının şirket tarafından ödenmekte olduğunu, bu nedenle ipotek verilen taşınmaza yönelik herhangi bir tehlikenin bulunmadığını belirterek, bu talebinde reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; "...Davacı tarafın ipotekten kaynaklanan alacak davası zamanından evvel açılan dava niteliğinde olduğund...