DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/09/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'in, diğer davacı şirketin yetkilisi ve ortağı olduğunu, takip borçlusu ...'ın ise şirket ortağı yada yetkilisi olmadığını, bu sebeple de şirketi borçlandırıcı bir işlem yapamayacağını, dava konusu takibe dayanak gösterilen sözleşmeden müvekkilinin haberinin olmadığını, bu sözleşmenin imzalanması için de bir yetki yada görevlendirme yapılmadığını, sözleşmedeki kaşenin üstüne atılan imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, takibe bu hususta itiraz etmelerine rağmen müvekkilleri aleyhine haciz tehdidinin devam ettiğini, müvekkilinin takibe konu sözleşmede taraf olmadığını buna rağmen aleyhine icra...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1298 KARAR NO : 2022/1321 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/11/2018 NUMARASI: 2016/348 E. - 2018/1043 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/09/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'in, diğer davacı şirketin yetkilisi ve ortağı olduğunu, takip borçlusu ...'ın ise şirket ortağı yada yetkilisi olmadığını, bu sebeple de şirketi borçlandırıcı bir işlem yapamayacağını, dava konusu takibe dayanak gösterilen sözleşmeden müvekkilinin haberinin olmadığını, bu sözleşmenin imzalanması için de bir yetki yada görevlendirme yapılmadığını, sözleşmedeki kaşenin üstüne atılan imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, takibe bu hususta itiraz etmelerine rağmen müvekkilleri aleyhine haciz tehdidinin devam ettiğini, müvekkilinin takibe konu sözleşmede taraf olmadığını buna rağmen aleyhine icra takibine başlatıldığını beyan ederek, müvekkillerinin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu 09/01/2009 tarihli sözleşme ve çekler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu sözleşmelerdeki imzanın davacı ...'in eşi ...'a ait olduğunu, bu şahısın şirketin o zamanki yetkilisi olduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin ödemelerini yaptığını, ödemelerin alındığına dair bu şahısın da imzalarının bulunduğu tahsilat makbuzlarının bulunduğunu, ancak davacıların edimini yerine getirmediğini, bu sebeple müvekkilinin icra takibi başlattığını, davacıların önceleri itiraz etmediği bu takibe işyerine maaş haciz yazısı gitmesi ile davacıları arayarak ödeme yapılmasının istediklerini, bunun üzerine bu haksız davanın açıldığını, davacı şirketin ticari kayıtlarında da o tarihte şirket yetkilisi olarak ... ve ...'ın görüldüğünü, bu sebeple dava dilekçesindeki iddiaların gerçek olmadığını, davacıların kötü niyetli olduğunu beyan ederek, davanın reddine, davacılar aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kabulüne, kötüniyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İcra takibine konu sözleşmede müvekkili şirkete ait kaşe bulunmakta iken müvekkili ...in borçtan sorumlu tutulmasının yasal olarak mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşmeden haberinin olmadığını, böyle bir sözleşmeyi imzalamadığını, buna rağmen davalı tarafça ...'in de icra takibinde ısrarla borçlu gösterildiğini, davalının takipte kötüniyetli hareket ettiğini beyan ed...