İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı taraf ile müvekkili arasında, vekil ve müvekkil ilişkisi mevcutken müvekkilinin davalı tarafın icra dosyasına ve icra dosyasından kaynaklı ihalenin feshi favasına baktığını, dava derdest iken davalı tarafın sözlü talimatı gereği müvekkilinin ihalenin feshi davasından açıkça feragat ettiğini, müvekkilinin bu süreçte ayağı kırık olduğundan tedavi gördüğünü, sonraki süreçte de davalının müvekkilini arayarak ev satışından dolayı eşi ile sorun yaşadığını kendisinin işleri nedeni le gelemeyeceğini ancak eşinin gelip kendisiyle görüşeceğini beyan etmesi üzerine eşi müvekkili ile görüşmek üzere buluştuğunu, buluşma sırasında eşinin kulaklarını çekerek kaç paraya davayı sen diyerek hakaret ve...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 06/10/2021 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 05/07/2022 İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı taraf ile müvekkili arasında, vekil ve müvekkil ilişkisi mevcutken müvekkilinin davalı tarafın icra dosyasına ve icra dosyasından kaynaklı ihalenin feshi favasına baktığını, dava derdest iken davalı tarafın sözlü talimatı gereği müvekkilinin ihalenin feshi davasından açıkça feragat ettiğini, müvekkilinin bu süreçte ayağı kırık olduğundan tedavi gördüğünü, sonraki süreçte de davalının müvekkilini arayarak ev satışından dolayı eşi ile sorun yaşadığını kendisinin işleri nedeni le gelemeyeceğini ancak eşinin gelip kendisiyle görüşeceğini beyan etmesi üzerine eşi müvekkili ile görüşmek üzere buluştuğunu, buluşma sırasında eşinin kulaklarını çekerek kaç paraya davayı sen diyerek hakaret ve tehdit etmeye başladığını, müvekkilinin her ne kadar davalının talimatı ile davadan feragat ettiğini beyan etse de davalının eşi .... müvekkiline baskı ve tehditlerine devam ettiğini, davalının eşinin müvekkilinin evine giderek ailesinden de evin tapusunu istediğini, bu hususta kendilerini tehdit ettiğini, müvekkilinin hem kazadan dolayı çaresizliği hem de babasının sağlık sorunlarının depreşme riski olduğundan evin muhammen bedeli kadar 28/01/2018 tanzim 01/06/2019 vade tarihli 280.000,00.-TL bedelli bono yazarak müvekkilince imzalanmasının istenilmesi üzerine müvekkilinin baskı ve tehdit alında bonoyu yazıp imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığı ve borç doğuran hiçbir hukuku ilişkisinin de bulunmadığını, davalının baskı ve tehdidi altında iradesi sakatlanarak işbu dava konusu bononun düzenlendiğini belirterek sonuç olarak davanın kabulüne söz konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, "...Hak düşürücü süre, hakim tarafından re'sen dikkate alınması gereken dava şartlarındandır. Davacı taraf, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmediği başka bir deyişle davaya konu senedin düzenleme tarihinin 28/01/2018 tarihi olduğu halde eldeki davanın 31/05/2019 tarihinde açıldığı ve dolayısıyla da bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açma hakkının kullanılmadığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de belirttikleri gibi ...