Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın, asıl dava davalısı- birleşen dava davacısı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin akaryakıt istasyonu işletmecisi olduğunu, taraflar arasında 23/02/2010 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin teminat olarak ... Bankası'na ait 50.000-TL tutarlı teminat mektubunu davalıya verdiğini, bir süre sonra davalının akaryakıt ikmali yapamadığını, müvekkilinin 21/12/2012 tarihli ihtarname ile talepte bulunduğunu ancak sonuç alamadığını, müvekkilinin 5015 sayılı yasa gereğince davalı dışında dağıtım firmasından akaryakıt ikmali yapmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin bunun üzerine sözleşmeyi 18/01/2012 tarihli ihtarname ile feshettiğini, davalıya borcu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2277 KARAR NO: 2022/870 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/06/2019 NUMARASI: 2013/478 Esas - 2019/714 Karar DAVA: MENFİ TESPİT BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6. ATM - 2014/397 ESAS 2015/13 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA: TAZMİNAT İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/06/2022 Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın, asıl dava davalısı- birleşen dava davacısı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin akaryakıt istasyonu işletmecisi olduğunu, taraflar arasında 23/02/2010 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin teminat olarak ... Bankası'na ait 50.000-TL tutarlı teminat mektubunu davalıya verdiğini, bir süre sonra davalının akaryakıt ikmali yapamadığını, müvekkilinin 21/12/2012 tarihli ihtarname ile talepte bulunduğunu ancak sonuç alamadığını, müvekkilinin 5015 sayılı yasa gereğince davalı dışında dağıtım firmasından akaryakıt ikmali yapmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin bunun üzerine sözleşmeyi 18/01/2012 tarihli ihtarname ile feshettiğini, davalıya borcu bulunmadığından teminat mektubunun iadesinin talep edildiğini, ancak ihtarlara rağmen teminat mektubunun iade edilmediğini belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 50.000-TL tutarlı teminat mektubunun iptaline ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin davacıya vadeli mal verme zorunluluğunun bulunmadığını, bu nedenle feshin haksız olduğunu, ihtilafın davacının peşin alıma yanaşmamasından kaynaklandığını,sözleşmede vadeli mal verileceğine dair hüküm bulunmadığını, sözleşmeye göre ödemelerin müvekkilinin tercihine göre peşin veya çekle ödenmesinin kararlaştırıldığını, süregelen ticari ilişkide zaman zaman peşin, bazen vadeli satış yapıldığını, müvekkilinin davacıya mal vermediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının müvekkiline sözleşme kapsamında müvekkiline 127.770-USD cezai şart borcu bulunduğunu, bu nedenle teminat mektubunun iptalinin mümkün olmadığını, ayrıca cari hesap borcu bulunduğunu, müvekkili tarafından davacıya verilen ekipmanların müvekkiline teslim edilmediğini,teminat mektubunun iptalinin istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı vekili, 23/02/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin eki taahhütnamede davacının her yıl asgari 500 metreküp beyaz ürün satın almayı, buna uymaması halinde eksik ton başına 80-USD cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin 5 yıl süreli olduğunu, davalının sözleşmeyi 18/01/2012 tarihinde feshettiğini, feshin haksız olduğunu, sözleşmenin bu tarihte sona ermesi nedeniyle davalının 107.966-USD tutarında cezai şart borcu oluştuğunu, bu borca ilişkin olarak müvekkili tarafından 189.3...