Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/4/2007 günü çalınan dava dışı ...'a ait otomobilin sürücüsü dava dışı ...'ın davacı ... dahil olmak üzere 3 kişiyi yolcu olarak almasının ardından direksiyon hakîmiyetini kaybederek tek katlı binanın çatısına düştüğünü, bindiği aracın çalıntı olduğundan haberi olmayan adı geçen davacı müvekkilinin kaza sonucu felç kaldığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunarak davanın zamanaşımına uğradığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 60.000,00 TL'nin davalıdan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/2233 KARAR NO: 2022/996 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25/02/2020 NUMARASI: 2017/852 (E) - 2020/223 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 27/5/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/4/2007 günü çalınan dava dışı ...'a ait otomobilin sürücüsü dava dışı ...'ın davacı ... dahil olmak üzere 3 kişiyi yolcu olarak almasının ardından direksiyon hakîmiyetini kaybederek tek katlı binanın çatısına düştüğünü, bindiği aracın çalıntı olduğundan haberi olmayan adı geçen davacı müvekkilinin kaza sonucu felç kaldığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunarak davanın zamanaşımına uğradığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 60.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; zamanaşımına uğrayan davanın reddi gerekirken, işin esasına girilerek kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacının yolcu olarak motorlu aracın çalıntı olması sebebiyle müvekkili kurumun sorumlu tutulamayacağını, maluliyet raporunun 22/2/2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından hükme esas alınamayacağını, tahsiline karar verilen tazminat yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre de dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Somut uyuşmazlıkta davacı ...'un 19/4/2007 günü çalınan dava dışı ...'nın otomobilinde bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle eldeki dava KTK'nin 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca somut olaya uygulanması gereken taksirle yaralama suçuna ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kan...