DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 15/04/2022 İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkili şirket aleyhine Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 10/05/2009 keşide, ... nolu 15.000-TL bedelli çeke istinaden icra takibi başlattığını, yapılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı ile diğer cirantalara dava konusu çekle ilgili herhangi bir borcunun bulunmadığını, çekte temsile ilişkin iki imza gerekirken çekin tek imza ile imzalanarak tedavüle çıktığını, karşılıksızdır kaşesi vurularak icra takibine konu edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, davaya konu icra takibi ve çek...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 07/11/2019 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 15/04/2022 İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkili şirket aleyhine Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 10/05/2009 keşide, ... nolu 15.000-TL bedelli çeke istinaden icra takibi başlattığını, yapılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı ile diğer cirantalara dava konusu çekle ilgili herhangi bir borcunun bulunmadığını, çekte temsile ilişkin iki imza gerekirken çekin tek imza ile imzalanarak tedavüle çıktığını, karşılıksızdır kaşesi vurularak icra takibine konu edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, davaya konu icra takibi ve çek nedeniyle müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının davayı 10 yıl geçtikten sonra açmasının kötü niyetinin yansıması olduğunu, müvekkilinin 3. Kişi konumunda olduğunu, iyi niyetli olarak ciro silsilesine güvenerek davaya konu çeki ihtiva ettiğini, şirketin daha önce tek imza ile çek kullanıp kullanmadığının, buna icazet verip vermediğinin davacının çalıştığı bankalar nezdinde sorulması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tacir olan tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; davacının ticari defterlerinde davaya konu olan çekin kayıtlı olmadığının tespit edildiği, kural olarak çekin ödeme vasıtası olması nedeni ile davacının defterinde kayıtlı olmamasının borçlu olmadığı anlamına gelmeyeceği, çek hesabının bağlı bulunduğu banka şubesinden gelen kayıtlara göre davacı şirketin davaya konu çekle aynı zamandan keşide edilmiş ve tek imzalı olan çeklerin bedellerini ödediğinin görüldüğü, hatta bir kısım çekler üzerinde davacı şirket yetkilisi ...'nun teyidinin alındığı notunun bulunduğu, davaya konu çekin de aynı şekilde düzenlendiği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın istikrar kazanmış içtihatlarında belirtildiği üzere aynı şekilde imzalanan bir kısım çekleri keşidecinin ödeyip bir kısım çekler için imza itirazı yahut imza eksikliği ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup TMK'nun 2. maddesindeki "doğruluk ve dürüstlük" kuralına aykırı olduğu, davalının da düzgün ciro silsilesi ile çek hamili olduğu, her ne kadar davacı şirket çekin keşide edildiği tarihte çift imza ile temsil ediliyorsa da dava dışı aynı şekilde keşide edilen çeklerin benimsenip ödenmesi ve davaya konu karşılıksız çıkan çekin 2009 yılında takibe konu edilmiş olması karşısında davacı keşideci şirketin imza ek...