DAVANIN KONUSU: Kasko sigortacısı davacının sigortalıya ödediği tazminatın, zarar sorumlusu işletenden rücuen tahsili istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptali KARAR TARİHİ: 28/09/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Kasko sigortacısı davacının sigortalıya ödediği tazminatın, zarar sorumlusu işletenden rücuen tahsili istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... (E) sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 147.500,00 TL asıl alacak, 10.836,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 158.336,21 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/2583 KARAR NO: 2021/1280 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/06/2017 NUMARASI: 2015/485 (E) 2017/516 (K) DAVANIN KONUSU: Kasko sigortacısı davacının sigortalıya ödediği tazminatın, zarar sorumlusu işletenden rücuen tahsili istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptali KARAR TARİHİ: 28/09/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Kasko sigortacısı davacının sigortalıya ödediği tazminatın, zarar sorumlusu işletenden rücuen tahsili istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... (E) sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 147.500,00 TL asıl alacak, 10.836,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 158.336,21 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden davacının tazminat talebinin reddine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili 16/10/2017 tarihinde sunduğu dilekçesinde özetle; daha önce dava dosyasına sundukları Yargıtay 17'nci Hukuk Dairesinin 2014/12287 E- 2016/10182 (K) sayılı kararında belirtildiği gibi bir aylığına kiralanan araç üzerinde davalının işleten sıfatının son bulduğunu, dava konusu aracın bir ay süre ile kiralandığına ilişkin faturanın dosyada bulunduğunu, kazanın kira dönemi içinde meydana geldiğini, kaza anında aracın dava dışı ...'ın fiili hakimiyetinde bulunduğunu, müvekkili davalının araç kirala,ma işi yaptığını; 23/10/2017 tarihinde sunduğu dilekçe de ise benzer anlatımlara yer vererek Yargıtay 17'nci Hukuk Dairesinin bir ay süreli araç kiralama hususunun ispatlanması durumunda araç kiralama şirketinin işleten sıfatının son bulacağını, kısacası araç kiralama şirketinin kurtuluş beyyinesi ile sorumluluğunun sona ereceğinin hüküm altına alındığını, kazaya karışan aracı müvekkilinden kiralayan kiracı ...'ın aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten konumunda bulunduğunu, asıl dikkat edilmesi gereken konunun aracın kiracının fiili hakimiyetinde olup olmadığı ve uzun süreli kiralanıp kiralanmadığı hususları olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu (KTK) hükümlerine göre, trafik sicil kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işleten sıfatının 3'üncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Niteki...