Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı şirkete ait merkez binasının iç mimarisinin müvekkili tarafından tam ve eksiksiz olarak ifa edildiğini, davalının sözleşme gereği yapması gereken ödemelerin tamamını yapmadığını, alacağın muaccel hale gelmesi ve tahsil amacıyla davalıya ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin, davalı ile arasındaki sözleşme, faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan 162.220,00 TL tutarında bir alacağının bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı şirket tarafından itiraz edildiğini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2145 KARAR NO: 2021/1539 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/06/2018 NUMARASI: 2014/1670 Esas, 2018/430 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 07/09/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı şirkete ait merkez binasının iç mimarisinin müvekkili tarafından tam ve eksiksiz olarak ifa edildiğini, davalının sözleşme gereği yapması gereken ödemelerin tamamını yapmadığını, alacağın muaccel hale gelmesi ve tahsil amacıyla davalıya ihtarname keşide edildiğini, müvekkilinin, davalı ile arasındaki sözleşme, faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan 162.220,00 TL tutarında bir alacağının bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı şirket tarafından itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, davalı şirketin malvarlığı hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbire kararı verilmesini, borçlu şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında herhangi bir yazılı cari hesap sözleşmesi ve cari hesap ilişkisinin bulunmadığını; davacının dava dilekçesine eklediği sözleşme ve ekli belgenin tarafı olmadığını, itirazın iptali davasında takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık ilkesinin asıl olduğunu, davacının sonradan başka bir delile dayanarak aynı takibe ilişkin açtığı itirazın iptali davasının reddedilmesi gerektiğini, söz konusu faturanın içeriğine itiraz edildiğinden düzenleyen lehine delil olarak kullanılamayacağını, takipte talep edilen 164.200,00 TL tutarındaki alacağın taleple uyum göstermeyen 240.720,00 TL tutarındaki faturaya dayandırıldığını, takibe konu edilen faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin takipten önce davacıya toplam 656.390,00 TL ödeme yaptığını, bu nedenle davacı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, davacı tarafın şirket yetkilisinin değişmesini fırsat bilerek yapılan ödemeleri defterlerinde göstermediği ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığını belirterek davanın reddini, haksız ve kötü niyetli olan davacı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece; Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 30/04/2014 tarih, 2014/1143 Esas, 2014/3026 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/01/2016 tarih, 2015/15-1830 Esas, 2016/98 Karar sayılı ilamı emsal gösterilmek suretiyle; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibinde itirazın iptaline ilişkin olduğu, davacı tarafından davalı ...