Taraflar arasında görülen alacak davası içinde talep edilen ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu edilen dört adet taşınmazın asıl borcun teminatı olarak üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edilmiş olan taşınmazlar olduğunu, davalı taraf ile yapmış oldukları görüşmelerde bir veya birkaç adet taşınmaz üzerindeki ipotek şerhinin kaldırılabileceğinin taraflarına iletildiğini, TBK'nın189. maddesinin "Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer." şeklinde olmakla birlikte yine aynı Kanun'un 596/2. maddesinin "Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1297 KARAR NO: 2021/1051 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22.04.2021 tarihli ara karar NUMARASI: 2020/656 E. DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasında görülen alacak davası içinde talep edilen ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu edilen dört adet taşınmazın asıl borcun teminatı olarak üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edilmiş olan taşınmazlar olduğunu, davalı taraf ile yapmış oldukları görüşmelerde bir veya birkaç adet taşınmaz üzerindeki ipotek şerhinin kaldırılabileceğinin taraflarına iletildiğini, TBK'nın189. maddesinin "Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer." şeklinde olmakla birlikte yine aynı Kanun'un 596/2. maddesinin "Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur." şeklinde olduğunu, her ne kadar ilgili düzenlemelerden de anlaşıldığı üzere halefiyet koşulları gereği söz konusu teminatların hukuken hak sahibi müvekkili olsa da davalı tarafın bugüne kadar alacağı ve bağlı hakları temlik etmediğini ve teminatların bulunduğu tapu kütüğüne de alacağın temlik edildiğine yönelik herhangi bir bildirimde bulunmadığını, oysaki TBK'nın 592. madde hükmü gereği davalı tarafın söz konusu teminatları koruma davalıya teslim etme borcu altında olduğunu, davalı tarafın davaya konu edilen dört adet taşınmaz üzerindeki rehin haklarını koruma ve müvekkile devretme borcu bulunmakta olduğunu, söz konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteklerin ve diğer güvencelerin davalı tarafça elden çıkarılması durumunda, müvekkilinin ödemiş olduğu bedeli herhangi bir şekilde tahsil etme imkanı kalmayacağını, bu nedenle müvekkilin halefiyet yoluyla bağlı hakları olan rehin haklarının da kendisine intikal edebilmesi için dava süresi boyunca ilgili taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin fek edilmesinin engellenebilmesi adına sadece bir üst maddede sayılan ilgili taşınmazlar üzerinde bulunan ipotek şerhlerine ihtiyati tedbir konulmasına ve durumun ilgili tapu sicillerine bildirilmesine, müvekkili tarafından ödenen toplam 1.228.803,38 TL'lik alacağın halefiyet yoluyla müvekkiline temlik edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 22.04.2021 tarihli ara kararıyla; ''...Davacı taraf, üçüncü kişinin davalı bankaya olan borcunun kendisini...