Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Almanya'da kurumsal seyahat hizmetleri faaliyeti yürüten ... adlı şirketin genel sorumluluk sigortacısı olduğunu, ...'un Türkiye'deki acentesi ...Ltd.Şti ile ...Tic. İth. ve İh. Ltd. Şti. arasında ... düzenlenmesine ilişkin sözleşme imzalandığını, .. Turizm ile ...'un aracının bu tura tahsisi için sözleşme imzalandığını, tur esnasında tır ...'in ağır kusuruyla aracın devrildiğini, araç içinde bulunan 7 yolcunun ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin kazada yaralanan kişilerin zararlarını karşıladığını ve bu kişilerin araç şoförü ve sahibi diğer sorumlulara karşı yöneltebilecekleri istemlerinin kanuni halefi olduğunu, kaza yapan aracın zorunlu trafik sigortasının davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2019/2436 KARAR NO: 2021/2137 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİH: 27/03/2019 NUMARASI: 2015/229 Esas - 2019/362 Karar DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Almanya'da kurumsal seyahat hizmetleri faaliyeti yürüten ... adlı şirketin genel sorumluluk sigortacısı olduğunu, ...'un Türkiye'deki acentesi ...Ltd.Şti ile ...Tic. İth. ve İh. Ltd. Şti. arasında ... düzenlenmesine ilişkin sözleşme imzalandığını, .. Turizm ile ...'un aracının bu tura tahsisi için sözleşme imzalandığını, tur esnasında tır ...'in ağır kusuruyla aracın devrildiğini, araç içinde bulunan 7 yolcunun ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin kazada yaralanan kişilerin zararlarını karşıladığını ve bu kişilerin araç şoförü ve sahibi diğer sorumlulara karşı yöneltebilecekleri istemlerinin kanuni halefi olduğunu, kaza yapan aracın zorunlu trafik sigortasının davalı tarafından yapıldığını, yapılan ödemelerin rücusu amacıyla davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, davalı ... şirketi tarafından KTK'nın 98.maddesi hükmünde 6111 Sayılı Yasanın 59 maddesiyle yapılan değişiklik gerekçe gösterilmek suretiyle tedavi giderlerinden sorumluluğun SGK'ya ait olduğundan bahisle talebin reddedildiğini;, oysa SGK'nın 2012/5 sayılı genelgesiyle yurt dışındaki tedavi masraflarında istisna getirdiğini, bir başka anlatımla, sorumluluğunun bulunmadığını, bu arada aracın işleticisi ...'un aynı zamanda tatil aktiviteleri sigortacısı olan davalı ... şirketinin müvekkilinin bu poliçe kapsamında talep ettiği limitin tamamı olan 150.000,00 TL'yi sulh görüşmeleri sonucu ödediğini, müvekkilinin kazada yaralanan kişilere poliçe limitinin çok üstünde ödeme yaptığını, sadece bir kısmı sunulu ödemelerin 161.388,05 Euro olduğunu, ancak poliçe limiti olan 300.000,00 TL olduğunu belirterek her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde faiz talep etmeyen davacının ıslahla temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebileceğinin Yargıtay karalarında kabul edildiğini, bu nedenle her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 300.000 TL'nin temerrüdün oluştuğu kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın 16.07.2007 tarihinde meydana geldiğini, gerek BK.m.72 gerek ise poliçe genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunları gereğince sigorta sözleşmesinden doğan tazminat taleplerinin kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacı taleplerinin kab...