Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, bir kısım inşaat işlerini yapım işini konu alan yazılı eser sözleşmesi ilişkisine dayalı tazminat ve cezai şart alacağına ilişkin olup; mahkemece, talep edilen dava değeri belirli olduğu halde belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı belirtilerek davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı yüklenici, Marmara (Balıkesir) atıksu arıtma tesisi ve kanalizasyon inşaatı işi kapsamında sözleşmelerin ekinde belirtilen bazı inşaat işlerinin yapılmasını...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/435 KARAR NO : 2019/690 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2018 NUMARASI : 2017/792 Esas, 2018/930 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ : 28/05/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, bir kısım inşaat işlerini yapım işini konu alan yazılı eser sözleşmesi ilişkisine dayalı tazminat ve cezai şart alacağına ilişkin olup; mahkemece, talep edilen dava değeri belirli olduğu halde belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı belirtilerek davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı yüklenici, Marmara (Balıkesir) atıksu arıtma tesisi ve kanalizasyon inşaatı işi kapsamında sözleşmelerin ekinde belirtilen bazı inşaat işlerinin yapılmasını 06.07.2016 ve 09.08.2016 tarihli 2 adet taşeron sözleşmesi ile üstlenen davalı taşeron şirketinin yüklendiği işleri tamamlamadan terk etmek suretiyle zamanında teslim etmediğini bu nedenle sözleşmenin asıl işveren idare tarafından feshedildiğini, ihalelere katılamadığını, eksik bırakılan işlerin kendileri tarafından tamamlandığını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutarak sözleşmenin 3.maddesi uyarınca gecikme nedeniyle cezai şart alacağı ile zararlarından dolayı maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı taraf ise cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece, talep edilen alacak miktarı belirli olduğu halde belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı belirtilerek dava usulden reddedilmiştir. Davacı yüklenici (iş sahibi) şirket vekili istinaf talebinde özetle; dava ve talep konusunun, sözleşmenin süresinde ifa edilmemesi nedeniyle cezai şart alacağı, eksik ve ayıplı işlerin kendileri tarafından tamamlatılması nedeniyle oluşan maddi zarar ve bu durumdan dolayı müvekkilinin ihalelerden yasaklaması nedeniyle uğranılan maddi zararlara ilişkin bulunduğunu, talep kalemleri yönünden bedelinin tam ve eksiksiz olarak taraflarınca belirlenmesinin mümkün olmadığını, davanın tazminat davası olduğunu belirterek belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki dava eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ve tazminat talebine ilişkin olup mahkemece talep konusu belirli olduğu belirtilerek davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 107/1.maddesinde; davanın açıldığı tar...