DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13/03/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, "müvekkilinin 1988 yılından beri TÜRK PATENT nezdinde ... + şekil ve şekil marka tescilleri bulunduğunu, ilkinin 12, 18, 25.sınıfta ikincisinin 25.sınıfta tescilli olduğunun, ... markalarının son derece tanınmış marka olduğunun, davalı tarafın ise, iltibas yaratacak biçimde ...+ şekil markasını tescil ettirdiğini, davalıya ihtar göndermelerine rağmen, davalının başka başvuru daha yaptığını, davalı adına tescilli ... numaralı ...+ şekil markasının, SMK'nun 6/1, 6/5, 6/9 ve 25.maddeler gereği hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin markasının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2018/280 Esas KARAR NO : 2018/616 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ NUMARASI : 2017/588 E. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13/03/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, "müvekkilinin 1988 yılından beri TÜRK PATENT nezdinde ... + şekil ve şekil marka tescilleri bulunduğunu, ilkinin 12, 18, 25.sınıfta ikincisinin 25.sınıfta tescilli olduğunun, ... markalarının son derece tanınmış marka olduğunun, davalı tarafın ise, iltibas yaratacak biçimde ...+ şekil markasını tescil ettirdiğini, davalıya ihtar göndermelerine rağmen, davalının başka başvuru daha yaptığını, davalı adına tescilli ... numaralı ...+ şekil markasının, SMK'nun 6/1, 6/5, 6/9 ve 25.maddeler gereği hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, karıştırma ihtimali bulunduğunu, davalı tescilinin kötüniyetli olduğunu, SMK'nun 155.maddesi gereği tescilli marka kullanımının tecavüz teşkil etmez ilkesinin de ortadan kalktığını, davalının kullanımlarınını marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu" iddia ile davalı markasının hükümsüzlüğünü ve davalının tüm kullanımlarının engellenmesini, ürün ve tanıtım malzemelerinin toplatılmasını, internet ve sosyal medyadaki kullanımlarının da durdurulmasını talep etmiş, bu tedbir talebi mahkemece 04.12.2017 tarihli kararında birlikte davalı markanın tescilli olduğu, benzerlik ve kullanımın davanın esasını teşkil ettiği, davanın esasını çözecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceği, böyle bir kararın davalının ticari hayatını olumsuz etkileyeceği ve SMK'nun 159.maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, bu red kararına karşı davacı taraf vekili, 12.12.2017 harç tarihli dilekçesi ile istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı taraf istinafında, "SMK'nun 155.maddesi gereği tescile dayalı kullanımın tecavüz teşkil etmez prensibinin ortadan kalktığını, HMK uyarınca yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, davalıların tescilinin red gerekçesi yapılamayacağını, benzerlik ve kullanımın davanın esasını teşkil ettiği biçimindeki gerekçenin de doğru olmadığını, böyle kabul edilirse hiçbir sınai mülkiyet davasında tedbir kararı verilemeyeceğini, davalı markanın, müvekkilin markası aynen kopyalanmak suretiyle oluşturulduğunu, tedbir kararının, davalının ticari hayatını olumsuz etkileyebileceği gerekçesinin de kabul edilemez olduğunu, davalı tarafın kötüniyetli olduğunu ve tedbir koşullarının mevcut olduğunu" iddia ile red kararının kaldırılmasını, ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinafa cevaben, "davacının SMK'nun 155.maddesini Anayasa'ya aykırı yorumladığını ve bunun ka...