DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/02/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yaklaşık 30 yıl boyunca devam eden bayilik ilişkisinin davalı tarafın tek taraflı ve haksız feshi ile feshedildiğini, davalının müvekkilinin uzun yıllardır verdiği yatırım ve emeğini yok saydığını, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek 10.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 17/03/2016 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile davalıdan toplam 117.500,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur. SAVUNMA: Davalı vekili, müvekkili ile...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2017/982 Esas KARAR NO : 2018/214 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2016 NUMARASI : 2014/203 2016/796 DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/02/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yaklaşık 30 yıl boyunca devam eden bayilik ilişkisinin davalı tarafın tek taraflı ve haksız feshi ile feshedildiğini, davalının müvekkilinin uzun yıllardır verdiği yatırım ve emeğini yok saydığını, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek 10.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 17/03/2016 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile davalıdan toplam 117.500,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur. SAVUNMA: Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin 17.maddesi uyarınca 01/01/2013 tarihi ile 31/12/2013 arasında geçerli olduğunu ve bitime 15 gün öncesine kadar sözleşmenin uzatıldığına ya da yenilendiğine dair bir anlaşma yapılmadıkça sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, sözleşme süresince davacının sözleşmeye aykırı davranışlarının olduğunu, bu hususun 20/08/2013 tarihli ihtarname ile davacıya bildirildiğini, sözleşmenin süresi bittiği için sona erdiğini, sözleşmenin feshedilmediğini, davacının zarara uğradığı iddialarının dayanaksız olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalı tarafından davacıya gönderilen 20/08/2013 tarihli ihtarnamede davacının sözleşmeye aykırı davranışlarının anlatıldığı, bir fesih bildirimi yapılmadığı, davacının da verdiği cevabi ihtarname ile aksaklıkları gidermek için elinden gelen çabayı göstereceğini bildirdiği, davalının 10/01/2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin bitim tarihi itibariyle yenilenmeyeceğini davacıya bildirdiği, sözleşmenin 17.maddesi uyarınca bitiminden önce en az 15 gün kala sözleşmenin uzadığı ya da yenilendiğine ilişkin taraflarca bir anlaşma yapılmadığı takdirde sözleşmenin fesih ihbarına gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği, buna göre tarafların sözleşmenin devam edeceğine ilişkin bir anlaşma yapmadığı, bu itibarla sözleşmenin 31/12/2013 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, 10/01/2014 tarihli ihtarname ile bu durumun davacıya bildirildiği, sözleşmenin haksız olarak feshedilmediği gerekçeleriyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, kök raporun hukuka uygun olduğunu, buna göre 2014 yılında da sözleşme ilişkisi devam ettiği yönünde gör...