İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olan şirket aleyhinde aynı mahkemenin 2002/1069 esas, 2014/1135 karar sayılı davasının sonunda müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, kararın 04/07/2006 tarihinde kesinleştiğini, o davanın davacısı olan ... Finansal A.Ş'nin ticari defterlerinde yer alan kayıtların gerçeği yansıtmadığını, ödemeyi yaptığını iddia edilen bankadan alınan banka mektubu ile ortaya çıkması nedeniyle HMK'nun 375/1-ç bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesini istediklerini ve mahkeme hükmünün tamamen değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, yargılamanın iadesine konu davada, davalı tarafın tebligata...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2017/978 Esas KARAR NO : 2018/216 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2004 NUMARASI : 2002/1069 2004/1135 DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 09/02/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olan şirket aleyhinde aynı mahkemenin 2002/1069 esas, 2014/1135 karar sayılı davasının sonunda müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, kararın 04/07/2006 tarihinde kesinleştiğini, o davanın davacısı olan ... Finansal A.Ş'nin ticari defterlerinde yer alan kayıtların gerçeği yansıtmadığını, ödemeyi yaptığını iddia edilen bankadan alınan banka mektubu ile ortaya çıkması nedeniyle HMK'nun 375/1-ç bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesini istediklerini ve mahkeme hükmünün tamamen değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, yargılamanın iadesine konu davada, davalı tarafın tebligata rağmen davaya katılmadığını, cevap vermediği gibi delil de sunmadığını, müvekkili defterleri üzerinde yapılan inceleme sonunda davanın kabulüne karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davalının yasal temsilcisi olduğunu iddia eden kişi tarafından yargılamanın iadesi talebinde bulunulduğunu, talep dayanağı olarak da banka yazısına dayanıldığını, talebin hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığını, zira talebin yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı tarihten itibaren üç ay ve herhalukarda kararın kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde yapılması gerektiğini, eğer gerçekten hile yapıldığı iddiasına dayanılıyorsa en geç dava dilekçesinin tebliği ile bu durumun öğrenildiğini ve üç aylık sürenin on yılı aşkın bir süre önce dolduğunu, talebin HMK'nun 375.maddesi uyarınca kabulünün mümkün olmadığını, zira davacının söz konusu belgeyi o zaman da alıp dosyaya sunabilme imkanının bulunduğunu, davanın seyrini değiştirecek bir belge olmadığını, kaldı ki sunulan banka yazısının da yeni bir belge niteliğinde ve hükmün gerçeği yansıtmadığı şeklinde bir delil niteliğinde bulunmadığını, başvuru sahibinin davanın alacaklısı ya da halefi de olmadığını, buna göre davacının taraf sıfatının da bulunmadığını, öte yandan davanın tarafları arasında da hile bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı tarafça yargılamanın yenilenmesine dayanak gösterilen banka cevabında, yargılamanın iadesine konu davanın davalısı yada başvuru sahibi adına bir hesap görülmediğinin belirtildiği, ayrıca incelenebilen arşivin son 10 yıl ile sınırlı olduğu ve bu süreden geriye bir kayda ulaşmanın da mümkün olmadığı ifade edildiği, buna göre söz konusu belgenin yargılamanın yenilenmesine dayanak belge...