Vergi sistemimizde genel olarak vergiye tabi olan gelirler gerçek usulde tespit edilir. Mükellefin gerçek gelirleri muhasebe düzenine göre tutulan defterlerden tespit edilir. Gelir Vergisi Kanunu'nda aksine hüküm olmadıkça, bu kazanç ve iratlar, gelirin tespitinde gerçek ve safi miktarları ile dikkate alınır. Yani elde edilen gayri safi gelirden kanunun kabul ettiği giderler düşüldükten sonra safi kazanç vergilendirilir. Bu durum gelirin gerçek ve safi olması özelliğinin doğal bir sonucudur. Gelirin safi olması, elde edilen gelirden o gelirin elde edilmesi için yapılan giderlerin indirilmesinden sonra kalan tutarın vergilemede esas tutulması demektir. Ancak ülkemizde safi kazancın tespitinde harcamaların önemli bir kısmı gider olarak dikkate alınmamaktadır. Bu bakımdan Türkiye'de safi kazancın tespitinde, harcamaların önemli bir kısmının gider olarak dikkate alınmaması önemli bir eksikliktir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.