Gelir Vergisi Kanunu'nun birinci maddesine göre, gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır. Gelir vergisinin konusu, gerçek kişilerin elde ettikleri gelirdir. Gelire giren kazanç ve iratların neler olduğu ise anılan Kanun'un ikinci maddesinde 7 başlık altında sayılmaktadır. Dolayısıyla, bir kazanç ve iradın gelir vergisine tabi tutulabilmesi için, mezkur maddede sayılan yedi gelir unsurundan birine dahil olması gerekir. Bu gelir unsurlarının vergilendirilmesi ise Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre yapılır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 85'inci maddesinin birinci fıkrası gereğince, mükelleflerin Gelir Vergisi Kanunu'nun ikinci maddesinde yazılı kaynaklardan, bir takvim yılı içerisinde elde ettikleri kazanç ve iratları için, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verecekleri hususu hüküm altına alınmıştır. Bu düzenlemeye göre, Gelir Vergisi Kanunu'nda aksine hüküm olmadığı müddetçe, anılan Kanun'un ikinci maddesinde belirtilen yedi gelir unsurundan elde edilen kazanç ve iratların toplanması ve yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir. Gelir Vergisi Kanunu'nun 85'inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tacirlerle çiftçiler ve serbest meslek erbabı, ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden, kazanç temin etmemiş olsalar bile, yıllık beyanname verirler. Bu hüküm şirketlerin faaliyet ve tasfiye dönemlerine şamil olmak üzere, kollektif şirket ortakları ile komanditerler hakkında da uygulanır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.