DAVANIN KONUSU: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 02/03/2010 tarihinde, ZMSS poliçesi bulunmayan dava dışı ...'e ait ... plakalı aracın telefon direğine çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların kızları ...'nun vefat ettiğini, araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müteveffa ...'nun kusurunun bulunmadığını, anne ve baba olan davacıların destekten yoksun kaldıklarını, destekten yoksun kalma tazminatı için davalı Güvence Hesabı'na başvurulduğunu ve Güvence Hesabı tarafından davacı ... için 16.128,00 TL ve ... için 19.606,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini ancak bu rakamın düşük...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/650 KARAR NO: 2020/478 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/06/2017 NUMARASI: 2014/1211 Esas- 2017/407 Karar DAVANIN KONUSU: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 02/03/2010 tarihinde, ZMSS poliçesi bulunmayan dava dışı ...'e ait ... plakalı aracın telefon direğine çarpması nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacıların kızları ...'nun vefat ettiğini, araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müteveffa ...'nun kusurunun bulunmadığını, anne ve baba olan davacıların destekten yoksun kaldıklarını, destekten yoksun kalma tazminatı için davalı Güvence Hesabı'na başvurulduğunu ve Güvence Hesabı tarafından davacı ... için 16.128,00 TL ve ... için 19.606,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini ancak bu rakamın düşük olduğunu, zararlarını karşılamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydı ile davacıların her biri için 100,00'er TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın davalıya müracaat (ihbar) tarihini müteakip 8.iş gününün bitimi tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından davacı ...'na 16.128,00 TL ve ...'na 19.606,00 TL olmak üzere toplam 35.734,00 TL ve 29/07/2010 tarihinde de 11.418,00 TL tazminat ödendiğini ve ibraname alındığını, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, olayda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, trafik kazasına karışan aracın ticari araç olmaması nedeniyle reeskont faiz talep edilemeyeceğini iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince, "davacının davasının 16/02/2015 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile davacı ... için 21.741,00 TL davacı ... için 27.605,90 TL olmak üzere toplam 49.346,90 TL nin 200 TL sine dava tarihinden itibaren geri kalan miktara ise ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava açılmadan önce davalı tarafın müvekkillerine 29/07/2010 tarihinde kısmi bir tazminat ödemesi yapması nedeniyle davanın 29/07/2010 tarihinde davanın temererüde düştüğünü, faizin bu tarihten itibaren işletilmesi gerektiğini, 05/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda toplam zararın 49.346,90 TL olduğunun tespit edilmesi üzerine, 16/02/2015 tarihli bedel artırım dilekçelerini verdiklerini ancak Mahkeme tarafından aldırılan 14/12/2016 tarihli ek bilirkişi raporunda toplam zar...