DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2020 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle, taraflar arasında 18.09.2010 tarihli, 5 yıl süreli bayilik anlaşması bağıtlandığı, sözleşmenin 17. Maddesine göre haksız fesih halinde 100.000 USD ceza koşulu ödetilmesinin ve diğer zarar, ziyan, kar mahrumiyeti haklarının saklı tutulmasının kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeyi süresinden önce sonlandırmak suretiyle, sözleşme ve protokolü ihlal ettiği, ihtarname ve keşide tebliğ edilerek haksız fesihten kaynaklanan zarar ve alacakların istenildiğinin, buna rağmen ödeme yapılmadığını belirterek satış yeri çerçeve protokolünün "1. Özel şartlar" başlığı altında davalıya ödenen satış teşvik...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/116 KARAR NO : 2020/354 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2017 NUMARASI : 2014/597 E. 2017/350 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2020 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle, taraflar arasında 18.09.2010 tarihli, 5 yıl süreli bayilik anlaşması bağıtlandığı, sözleşmenin 17. Maddesine göre haksız fesih halinde 100.000 USD ceza koşulu ödetilmesinin ve diğer zarar, ziyan, kar mahrumiyeti haklarının saklı tutulmasının kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeyi süresinden önce sonlandırmak suretiyle, sözleşme ve protokolü ihlal ettiği, ihtarname ve keşide tebliğ edilerek haksız fesihten kaynaklanan zarar ve alacakların istenildiğinin, buna rağmen ödeme yapılmadığını belirterek satış yeri çerçeve protokolünün "1. Özel şartlar" başlığı altında davalıya ödenen satış teşvik priminden işlememiş süreye denk gelen 6.281,27 USD tutarındaki alacağın, bayilik anlaşmasının 17. Maddesi uyarınca 100.000 USD ceza koşulu alacağının, kar kaybı için belirlenecek tutarın şimdilik 10.000 USD'lik kısmının, iade edilmeyen kalıcı yatırım, malzeme, demirbaş bedeli olan 58.421,81 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle, sözleşmenin her iki tarafın karşılıklı rızası ile fesh olunduğunu, 30.09.2013 tarihinde davacının rızası ile sözleşme konusu petrol istasyonunun 3. Kişiye satıldığını ve intifa hakkının 20.11.2012 tarihinde kaldırıldığını, davadaki taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ceza koşulunun fahiş olup ekonomik yıkıma yol açacağını, yoksun kalınan karın tespiti için davacının o bölgede yeni bir bayi ile anlaşma yapabileceği sürenin belirlenmesi gerektiğini, demirbaş bedeli isteminin yersiz olduğunu, teşvik primi olarak müvekkiline ödeme yapılmadığından talepte bulunulamayacağını belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasındaki 18.09.2010 tarihli beş yıllık bayilik sözleşmesinin davalı tarafından 09.12.2013 tarihinde süresinden önce tek yanlı olarak fesh edildiği, fesih sebebi olarak yaşlılık ve buna bağlı sağlık sorunlarının gösterildiği, ancak davalının sağlık sorunlarına ilişkin hiçbir delil ibraz edilmediği gibi, yaşının tek başına haklı fesih olarak sayılamayacağı, bu nedenle davalının sözleşmeyi fesihte haksız bulunduğu kabul edilmiştir. Haksız fesih nedeniyle davacının kar kaybına ilişkin maddi zararı davalı tarafından karşılanmalıdır. Davacının yıllık net satış tut...