5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı alt bendinde, sigortalının veya sürekli iş göremezlik geliri ile malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk ve ana ve babası hak sahibi olarak tanımlanmış, hak sahiplerine hangi şartlarla aylık bağlanacağı Kanunun 34'üncü maddesinde, bağlanan aylığın hangi hallerde kesileceği de Kanunun 35'inci maddesinde düzenlenmiştir. Diğer taraftan, Kanunun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı öngörülmüştür. Boşandıkları eşleriyle ortak ikametgâhta yaşamaya devam ettikleri Sosyal Güvenlik Kurumunca tespit edilen kadınların, babalarından bağlanan ölüm aylıklarının SGK tarafından kesilmesi ve ödenmiş olan aylıkların geri istenmesi üzerine, Kurum kararının iptali için açılan davalarda 5510 sayılı Kanunun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle Diyarbakır İkinci İş Mahkemesi, Zonguldak Birinci İş Mahkemesi ve Malatya İş Mahkemesince yapılan başvurular, yine itiraz konusu kurala ilişkin olarak SGK'ca yapılan aylık kesme işlemi ve ödenen aylıkların yasal faiziyle ödenmesine yönelik işlemin adil yargılanma, mülkiyet ve sosyal güvenlik hakları ile özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuru da Anayasa Mahkemesince reddedilmiştir. Bu nedenle, hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla getirilmiş olan ve Anayasa Mahkemesince de Anayasaya aykırı görülmeyen 56'ncı maddenin son fıkrasına göre SGK'ca işlem yapılmaya devam edilecektir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.