Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili ile davalının paylı mülkiyetinde olan bir taşınmazın dava dışı 3. bir şirkete ipotek olarak verildiğini, bu nedenle müvekkilinin keşidecisi, davalı şirketin ise lehtarı olduğu, 30.06.2016 tanzim ve 31.12.2017 vade tarihli, 4.000.000,00.-TL tutarlı bir bononun teminat olarak verildiğini, bu durumun taraflar arasında akdedilen 30.06.2016 aynı tarihli protokol hükümlerinden de anlaşıldığını, sözkonusu bononun ciro ve devir edilemez kaydı içerdiğini, ipotek...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2019 ESAS-KARAR NO :... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 18/02/2022 YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2022 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili ile davalının paylı mülkiyetinde olan bir taşınmazın dava dışı 3. bir şirkete ipotek olarak verildiğini, bu nedenle müvekkilinin keşidecisi, davalı şirketin ise lehtarı olduğu, 30.06.2016 tanzim ve 31.12.2017 vade tarihli, 4.000.000,00.-TL tutarlı bir bononun teminat olarak verildiğini, bu durumun taraflar arasında akdedilen 30.06.2016 aynı tarihli protokol hükümlerinden de anlaşıldığını, sözkonusu bononun ciro ve devir edilemez kaydı içerdiğini, ipotek alacaklısının taşınmazı sattırması halinde doğacak zararın teminatı olarak senedin düzenlendiğini, riskin gerçekleşmemesi halinde ise bononun iade edileceğinin kararlaştırıldığını, temel alacağın henüz muaccel olmadığını, davalının doğmamış bu alacağı talep etmesinin mümkün olmadığını, bononun bedelsiz olduğunu beyanla borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu edilen bononun teminat senedi olmadığını, bu hususta her hangi bir kayıt taşımadığını, davacının protokol hükmü uyarınca en kısa sürede ipoteğin kaldırılmasını taahhüt etmesine karşın ipoteğin halen devam ettiğini, müvekkilinin yapacağı işlerde ipotek olarak gösteremediğini, Eskişehir 4. İcra Dairesinin 2017/608 takip sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, müvekkilinin davacının sözleşmeye aykırılıkları nedeni ile icralık olduğunu ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, taraflar arasında akdedilen 30.06.2016 tarihli protokolün 2. Maddesi ile davaya konu edilen bono değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu edilen bononun protokoldeki edimlerin teminatı olduğu, bononun vade tarihinin 31.12.2017 olarak belirlenmesinin vade tarihine kadar ipoteği kaldırma yükümlülüğünün davacıya yüklendiği ve halen taşınmazdaki davalı payı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasının sağlanmadığı, bu aşamada sözkonusu senetten dolayı davacının borçsuzluğuna karar vermenin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, davaya konu edilen bono taraflar arasında akdedilen protokolü...