Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili; davacı ... babası ... dava dışı ... ait ... plakalı araç ile 09/06/2010 tarihinde dava dışı ... kullandığı ... plakalı araçla çarpışması sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffa ... tam kusurlu olduğunu, Küçükçekmece 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/642 esas 2011/713 karar sayılı ilamı ile davacının babaannesinin davacıya vasi olarak atandığını, ... plakalı aracın davalı ... A.Ş.'ye trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının, babasının ölümü ile destekten yoksun kaldığını, davacının üçüncü şahıs sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1666 KARAR NO : 2020/3673 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2020 NUMARASI : 2019/359 E., 2020/252 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/11/2020 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili; davacı ... babası ... dava dışı ... ait ... plakalı araç ile 09/06/2010 tarihinde dava dışı ... kullandığı ... plakalı araçla çarpışması sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffa ... tam kusurlu olduğunu, Küçükçekmece 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/642 esas 2011/713 karar sayılı ilamı ile davacının babaannesinin davacıya vasi olarak atandığını, ... plakalı aracın davalı ... A.Ş.'ye trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının, babasının ölümü ile destekten yoksun kaldığını, davacının üçüncü şahıs sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17/05/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 88.900,00-TL'ye yükseltmiş, 14/07/2017 tarihli dilekçesi ile talebini 106.893,00-TL olarak beyan etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; alacağın zamanaşamına uğradığını, müvekkilinin poliçe limitini aşmamakla birlikte kusur oranında sorumlu olduğunu, kimsenin kendi kusurundan yararlanmayacağı ilkesi ile desteğin tam kusurlu olması nedeni ile tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 28/07/2017 gün ve 2014/940E-217/670 K sayılı karar ile " toplanan deliller, 27/04/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile 22/06/2017 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olaya ilişkin uzamış ceza zamanaşımının dolmadığı, kazanın meydana gelmesinde davacı desteğinin tam kusurlu olduğu, destek zararının ölenin kusurundan bağımsız olması nedeni ile alacaklı borçlu sıfatının birleştiğinden söz edilemeyeceği, mütevveffanın kusuru nedeni ile herhangi bir indirim de yapılamayacağı, her ne kadar dava dilekçesinde davanın daha önce ıslah edilmesine rağmen dava değerinin yükseltilmesi talebinin ıslah niteliğinde olmaması nedeni ile ikinci kez değerin yükseltilmesinin ıslah olarak kabul edilmediği, davacının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limiti kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 106.893,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Anılan karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, dairemizin 15/05/2019 gün ve 2017/1866 E-2019/975 K sayılı kararı ile HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince "...