İlk derece mahkemesince verilen davanın açılmamış sayılmasına yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin proje hazırlayarak hazır projelere danışmanlık hizmeti verdiğini, proje kabul edildiğinde masrafları almakta ve işletmeden hisse ve toplu para olarak aldığını, davalı ..., tarafların ortak olarak kurdukları işletme faaliyete geçince, taahhüt etmiş olduğu özsermayeden olan borç yapılandırmasından da vazgeçtiğini, yapılacak olan tüm vade işlemlerinden de kendi şahsi kararı ile vazgeçtiğini, davalı tarafın, Türk Ticaret Yasası hükümlerini ve Şirketler Hukuku ilkelerini hiçe sayarak kendilerince hisse arttırımına gittiğini, bu durumda da kendilerinin ve diğer hissedarların hisseleri artmakta iken müvekkilinin hisse oranında...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/251 KARAR NO: 2022/333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİC. MAH. TARİHİ: 24/06/2021 NUMARASI: 2020/590 Esas-2021/471 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/03/2022 İlk derece mahkemesince verilen davanın açılmamış sayılmasına yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin proje hazırlayarak hazır projelere danışmanlık hizmeti verdiğini, proje kabul edildiğinde masrafları almakta ve işletmeden hisse ve toplu para olarak aldığını, davalı ..., tarafların ortak olarak kurdukları işletme faaliyete geçince, taahhüt etmiş olduğu özsermayeden olan borç yapılandırmasından da vazgeçtiğini, yapılacak olan tüm vade işlemlerinden de kendi şahsi kararı ile vazgeçtiğini, davalı tarafın, Türk Ticaret Yasası hükümlerini ve Şirketler Hukuku ilkelerini hiçe sayarak kendilerince hisse arttırımına gittiğini, bu durumda da kendilerinin ve diğer hissedarların hisseleri artmakta iken müvekkilinin hisse oranında oransal bir azalma olmadığını, hisse temettü artıları için ve buna yönelik Genel Kurul için müvekkiline gönderilmiş hiçbir tebligat olmayıp, davalı tarafın şirketi kötüniyetli olarak kendi kafasına göre yönettiğini, davalı tarafın, bu usulsüzlüklerine ... isimli şahsı da ortak ettiğini, ilgili kişinin 2004 yılında kurulan ... isimli şirketin büyük hissedarı olduğunu, bu şirket kurulur iken kar amaçlı olarak enerji konulu şirketler kurulduklarını, bunlar sırası ile, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli şirketler olduğunu, ... Şirketi'nin birkaç kez ... Ltd Şti isimli enerji şirketi ile kağıt üzerinde birleştiğini, bu birleşme sonucu muhasebe hileleri ile aklama yapılmış olup, bu 3 milyon dolar gibi para yok edildiğini, bu olayda da davalı ... Ltd Şti kullanıldığını, bu şirkette hakların birleştirildiğini, müvekkilinin hak ve paralarının buhar olup gittiğini, müvekkiline verilmesi gereken %5 hissenin müvekkiline verilmesini mümkün olmadığı takdirde 50.000 Dolar tazminatın müvekkiline verilmesini istediklerini, kanun dışı uygulamalar sebebi ile müvekkili olaylarının daha fazla sineye çekemediğini, şikayette bulunduğunu belirterek öncelikli olarak müvekkiline %5 hisse verilmesi, mümkün olmadığı takdirde yatırılan para emek ve edilen zarar karşılığı sözleşmelerde de olan şimdilik 50.000-TL paranın verilmesi ve lehe olarak cezai şart sonuçlarının uygulanmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirli alacak davası olarak açılması gerektiğini, davacının bir alacak iddiası var ise söz konusu alacağın ticari defter ve kayıtlarda olması gerektiğini, dolayısıyla davacının usulsüz olarak açmış olduğu belirsiz alacak davasının reddi gerektiğini, uyuşmazlığın davalı ... açısından sıfat noksa...