Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .....AŞ.) tarafından davacı aleyhine Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2017/22062 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine girişildiğini, borca itirazları sonucu dosyanın durdurulduğunu, yapmış oldukları itirazda yetki itirazı da bulunduğundan ve alacaklı görünen bu itirazı kabul ettiğinden dosyanın Ankara Batı İcra Dairesine gönderilerek 2019/34283 numarasını aldığını, ancak usulüne uygun sunulan vekaletname bulunmasına rağmen UYAP kaydı yapılmayarak düzenlenen ödeme emri davacı asilin adresinde tebliğe çıkarılarak, davacının ablasına tebliğ edilerek, dosya...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ . T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R . İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2021 NUMARASI .... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 24/12/2021 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03/01/2022 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .....AŞ.) tarafından davacı aleyhine Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2017/22062 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine girişildiğini, borca itirazları sonucu dosyanın durdurulduğunu, yapmış oldukları itirazda yetki itirazı da bulunduğundan ve alacaklı görünen bu itirazı kabul ettiğinden dosyanın Ankara Batı İcra Dairesine gönderilerek 2019/34283 numarasını aldığını, ancak usulüne uygun sunulan vekaletname bulunmasına rağmen UYAP kaydı yapılmayarak düzenlenen ödeme emri davacı asilin adresinde tebliğe çıkarılarak, davacının ablasına tebliğ edilerek, dosya kesinleştirilerek haciz işlemlerine başlandığını, dosyada yapılan işlemlerin usulsüz olduğunu, davacının işbu kaza sebebiyle herhangi bir kusuru bulunmadığını, dolayısı ile davacıya rucü edilebilme şartları oluşmamakla, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, dava sigorta şirketinin sigortalısının akde aykırı davranışı sebebiyle dava dışı üçüncü kişiye yaptığı ödemenin rücuen tahsiline ilişkin yaptığı icra takibine karşı davacının bu sebeple sigorta şirketine borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, dava tarihi itibariyle 6502 sayılı TKHK.nu yürürlüğe girdiğinden, 6502 sayılı Kanunun'un 2/L Maddesine göre sigorta işlemleri tüketici işlemleri sayıldığı, takibe konu yapılan alacağın dayanağı ve taraflar arasındaki sigorta işlemleri tüketici işlemi sayıldığı, takibe konu yapılan alacağın dayanağı ve taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin tarafların birisi olan davacının tüketici konumunda olduğu, TKHK.nun 73. maddesine göre tüketici mahkemelerinin davada görevli olduğu, trafik sigortasının tarafı olan davacı tüketici sıfatını ve düzenlenen poliçe de tüketici işlemi niteliğini taşıdığı gözetilerek somut davayı yargılama görevi 6502 sayılı yasanın 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemelerine ait olduğundan ve mahkemenin görevi dava şartı olup re'sen gözetilmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul v...