Mahalli mahkemenin kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, Dairemiz Üyesi tarafından hazırlanan rapor incelendi. Yapılan müzakere sonucu, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili açtığı dava ile, davacının, dava dışı ...'ye EFT ile göndereceği 8.850,00 TL'yi yanlışlıkla davalı şirket hesabına havaleyle gönderdiğini, davalının üçüncü kişilere borçlu olması nedeniyle gönderilen paraya bloke konulduğunu, davalıya bir borcu olmadığını, davalının bu şekilde sebebsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 8.850,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı yargılamaya katılmamış, davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesi, davalı tarafından hesabın bulunduğu bankaya paranın davacıya iade edilmesi yönünde yazılı dilekçe vermiş ise de, gerçekte davacının ödemeyi davalıya yapmak isteyip istemediğinin ve davalıya karşı bir ödeme...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : 17/05/2018 Dava Türü : Alacak (Sebepsiz Zenginleşme) Mahalli mahkemenin kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, Dairemiz Üyesi tarafından hazırlanan rapor incelendi. Yapılan müzakere sonucu, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili açtığı dava ile, davacının, dava dışı ...'ye EFT ile göndereceği 8.850,00 TL'yi yanlışlıkla davalı şirket hesabına havaleyle gönderdiğini, davalının üçüncü kişilere borçlu olması nedeniyle gönderilen paraya bloke konulduğunu, davalıya bir borcu olmadığını, davalının bu şekilde sebebsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 8.850,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı yargılamaya katılmamış, davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesi, davalı tarafından hesabın bulunduğu bankaya paranın davacıya iade edilmesi yönünde yazılı dilekçe vermiş ise de, gerçekte davacının ödemeyi davalıya yapmak isteyip istemediğinin ve davalıya karşı bir ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında iş bu talebin öncelikle davalının alacaklılarına yöneltmesi gerektiği, zira davacı ile davalının iş bu davada muvazaalı davranmalarının mümkün olduğu, bu yüzden davada husumet alacaklılara karşı yöneltilmesi gerektiği, ayrıca bu istihkak davası mahiyetinde olup icra mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, iş bu karar davacı vekili tarafından yazılı gerekçelerle istinaf edilmiştir. HMK 355. maddesine göre yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Eldeki davada her şeyden önce, davanın konusunun ne olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Davacı, açtığı davada banka hesabında bulunan ve üzerine bloke konulmuş paranın kendine ödenmesine karar verilmesini istememektedir. Bilakis, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek sehven yaptığı havale miktarı kadar paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemektedir. Dolayısıyla davanın konusunu, bankada mevcut ve üzerine bloke konulmuş hesapta bulunan 8.850,00 TL'lik miktar değil, davacının davalıdan olan alacak talebi oluşturmaktadır. Bu nedenle, eldeki davada verilecek hüküm, bankada bulunan paranın doğrudan davacıya iadesini gerektirmeyeceği gibi, bu para üzerine haciz ya da bloke koymuş üçüncü kişilerin hak ve alacaklarını da etkilemeyecektir. Davacının, davalı şirkete bir borcu bulunup bulunmadığı ve havalenin sehven yapılıp yapılmadığı konusunda mahkemece bir inceleme yapılmamış ise de, davalı şirket temsilcisi, paranın gönderildiği banka şubesine sunduğu 27/10/2015 tarihli dilekçesiyle paranın sehven gönderildiğini kabul etmektedir. Bu beyan davalı şirket yönünden bağlayıcı niteliktedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın konusunun ...