DAVA: Devredilen Şirket Payının İadesi (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/03/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, davacı ile davalı ...'nun kardeş olduğunu, diğer davalı ...'nin ise davalı ...'nun eşi olduğunu, davalı şirketin iki kardeşe babalarından miras yolu ile kaldığını, davacının ekonomik sıkıntı yaşaması üzerine şirketin ve hisselerin zarar görmemesi için payını 10/09/2012 tarihinde bedelsiz olarak davalı ...'na devrettiğini, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında davalı ...'nun davacıya gönderdiği yazılı mesajlarla devrin davacının ekonomik sıkıntısının geçinceye kadar bedelsiz olarak ve tekrar davacıya iadesi amacıyla yapıldığının açık olduğunu, davalıların şirkete ait tek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/750 KARAR NO : 2021/287 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2018 NUMARA: 2017/155 Esas - 2018/1210 Karar DAVA: Devredilen Şirket Payının İadesi (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/03/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili, davacı ile davalı ...'nun kardeş olduğunu, diğer davalı ...'nin ise davalı ...'nun eşi olduğunu, davalı şirketin iki kardeşe babalarından miras yolu ile kaldığını, davacının ekonomik sıkıntı yaşaması üzerine şirketin ve hisselerin zarar görmemesi için payını 10/09/2012 tarihinde bedelsiz olarak davalı ...'na devrettiğini, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında davalı ...'nun davacıya gönderdiği yazılı mesajlarla devrin davacının ekonomik sıkıntısının geçinceye kadar bedelsiz olarak ve tekrar davacıya iadesi amacıyla yapıldığının açık olduğunu, davalıların şirkete ait tek taşınmazı sattıklarını, bu nedenle şirkete kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına ve davaya konu devredilen şirket hisselerinin davacıya aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili; davacı tarafın iddiası gibi taraflar arasında bir inanç sözleşmesi bulunmadığını, inanç sözleşmesinin ancak yazılı delille kanıtlanabilmesi karşısında davacı tarafın bu nitelikte bir delil sunamadığını, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı tarafın dayandığı e-posta çıktılarının yazılı delil olma özelliğinin bulunmadığını, bu yazılarda inançlı işleme ilişkin hiçbir açıklama bulunmadığını, bu çıktıların yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilmeyeceğini, telefon mesajlarının müvekkili kardeş tarafından gönderilmediği gibi yazılı delil olma özelliğinin bulunmadığını, şirkete kayyım atanmasının şirketin ticari itibarına zarar vereceğini, davacının borcu nedeniyle evine haciz gelmesi üzerine davacının davaya konu hisseleri satmayı teklif ettiğini, müvekkillerince bu teklifin kabul edilerek hissenin müvekkili ... tarafından satın alındığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, 10/09/2012 tarihli hisse devir sözleşmesinde davaya konu hisse devrine ilişkin bedelin nakden ve tamamen alındığından söz edilmesine rağmen davacı tarafından inançlı işlem iddiasına yönelik olarak davacı tarafça yazılı bir sözleşme sunulmamış ise de davacı tarafından ibraz edilen e-posta ve telefon mesajlarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davalı ... tarafından gönderilen yazıların hisse devrinin inançlı işlem olarak yapıldığını açıkça ve tartışmaya bir yer bırakmayacak biçimde ortaya koyduğu, davaya konu hisse devrinin inançlı işlem yoluyla devredil...