DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/12/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıya faturalı olarak satıp teslim ettiği ürün bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilinin takip tarihi itibariyle 307.210,07 TL alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu faturadaki ürün bedellerinin müvekkili şirket tarafından bonolarla ödendiğini, davacıya 02/11/2011, 14/11/2011, 01/03/2013 ve 12/03/2012 tarihli...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/1289 Esas KARAR NO : 2018/2706 MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2016 NUMARASI : 2014/1406 2016/700 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/12/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıya faturalı olarak satıp teslim ettiği ürün bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilinin takip tarihi itibariyle 307.210,07 TL alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu faturadaki ürün bedellerinin müvekkili şirket tarafından bonolarla ödendiğini, davacıya 02/11/2011, 14/11/2011, 01/03/2013 ve 12/03/2012 tarihli toplam tutarı 344.000,00 TL olan bonolar verildiğini, bonolar için davacı tarafın iki ayrı icra dosyasıyla takip başlattığını ve bono bedellerini tahsil ettiğini, fatura düzenlenip müvekkiline faturanın teslim edilmesinin faturada belirtilen malların teslim edildiği anlamına gelmediğini, işlemiş faiz talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, zira müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının bonolarla ödeme yapıldığını savunduğu, davacının ise söz konusu ödemenin ...'ye ait borç yönünden yapıldığını iddia ettiği, ancak bu iddianın ispatlanamadığı, buna göre davalı tarafnıdan yapılan 200.000,00 TL'lik senetle ilgili ödemenin dava konusu borca mahsuben yapıldığına kanaat getirildiği, buna göre davacı kayıtlarında usulüne uygun olarak düzenlenmiş olan alacak miktarından düşüldüğünde, davacının 139.914,08 TL alacağı kaldığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 139.914,08 TL üzerinden devamına, bu bedele takipten itibaren avans faizi yürütülmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kısmen reddinini doğru olmadığını, zira davalının borcu kabul ettiğini, ödemede bulunduğunu savunduğunu, bonoların dava dışı ... ile ...'ın kişisel borcundan kaynaklandığını, iki adet toplam 200.000,00 TL bononun borçlusunun ve ödeyeninin davacı şirket olmayıp ...olduğunu, bonoların dava dışı ...'ın yine dava dışı ...'ye olan borcu nedeniyle ...'nin talebi üzerine müvekkili şirket lehine düzenlendiğini, dolayısıyla bu bonoların davalı şirketi borçtan kurtarmayacağın...