Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 08/07/2015 tarihinde müvekkili ...'nın kullandığı ... plakalı araç ile seyir halinde iken dava dışı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın kontrolsüz olarak önüne kırması neticesinde kaza geçirerek ağır yaralandığını, bunun sonucunda da malül kaldığını, müvekkilinin kazada hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek, şimdilik 1000 TL maddi tazminatın kazaya sebebp olan aracın trafik sigortasının olmaması nedeniyle davalı Güvence Hesabından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, bilahare bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 81.371,39 TL olarak arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın trafik poliçesinin bulunduğunu,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I DOSYA NO: 2018/2154 KARAR NO: 2020/3495 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2018 NUMARASI: 2015/987 E., 2018/693 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2020 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 08/07/2015 tarihinde müvekkili ...'nın kullandığı ... plakalı araç ile seyir halinde iken dava dışı ...'ın kullandığı ... plakalı aracın kontrolsüz olarak önüne kırması neticesinde kaza geçirerek ağır yaralandığını, bunun sonucunda da malül kaldığını, müvekkilinin kazada hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek, şimdilik 1000 TL maddi tazminatın kazaya sebebp olan aracın trafik sigortasının olmaması nedeniyle davalı Güvence Hesabından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, bilahare bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 81.371,39 TL olarak arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın trafik poliçesinin bulunduğunu, araç sürücüsüne davanın ihbarının gerektiğini, kazanın oluşumundaki kusur oranlarının ATK tarafından tespiti ve daimi maluliyet oranının da ATK tarafından tespiti gerektiğini, tazminatın hazine müsteşarlığına kayıtlı aktüerya bilirkişileri tarafından hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında kaldığını, SGK'dan rücuya tabi ödeme olup olmadığının sorulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ve kusur oranı ile sorumluluklarının sınırlı bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Adli Tıp tarafından düzenlenen 26/07/2017 tarihli rapora göre 08/07/2015 tarihinde davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %45 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği mütalaa olunmuştur. İşbu maluliyet raporuna taraflar itiraz etmediğinden aktüerya hesaplamasında bu oranların baz alınması gerekmiştir. Kusur incelemesi yönünden de, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda ceza dosyasındaki tüm verilerin ve delillerin değerlendirilerek denetime açık olacak şekilde kusur oranlarının tayin edildiği anlaşıldığından, hükme ve tazminat ölçüsüne esas alınmıştır. Dava konusu olayda kaza tarihi itibariyle ZMMS hazine müsteşarlığınca tespit edilmiş poliçe limitlerinin sakatlık halinde şahıs başına 290.000 TL olarak belirlendiği anlaşıldığından aktüerya bilirkişisi tarafından bulunan maddi zararın teminat limiti kapsamında kaldığı görülmüştür....