İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil ile davalı arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından davalı şirkete acentelik hizmeti verildiğini, karşığında komisyon bedeli olarak çeşitli tarihlerde faturalar düzenlendiğini, ancak faturalara istinaden bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının yetki itirazının reddi ile itirazın iptaline, faize ilişkin taleplerinden feragat ettkilerini belirterek asıl alacak yönünden takibin devamına, asgari % 20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Takibe konu faturaların...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/642 Esas KARAR NO : 2019/421 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEME : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NUMARASI: 2014/1416 Esas 2017/958 Karar TARİH : 06/12/2017 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 20/03/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil ile davalı arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından davalı şirkete acentelik hizmeti verildiğini, karşığında komisyon bedeli olarak çeşitli tarihlerde faturalar düzenlendiğini, ancak faturalara istinaden bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının yetki itirazının reddi ile itirazın iptaline, faize ilişkin taleplerinden feragat ettkilerini belirterek asıl alacak yönünden takibin devamına, asgari % 20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Takibe konu faturaların neye istinaden olduğunın belirsiz olması nedeniyle bu faturalara dayanarak takip yapılamayacağını, icra takibinde bildirmediği bir alacak nedeninin de davaya konu edilmeyeceğini, davacının müvekkili şirket adına sattığı biletlerin hiçbirinin bedelini ödemediğini, bilet bedellerini ödemeyen davacının komisyon isteyemeyeceğini, müvekkili şirketin alması gereken bilet bedelleri ile davacının alacağını iddia ettiği komisyon bedellerinin takas ve mahsubu gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 06/12/2017 tarih 2014/1416 Esas - 2017/958 sayılı kararında.;"...Taraflar arasında 30/05/2012 tarihli akdedilmiş acentelik sözleşmesi ile davacının davalı taşıma şirketine ait yolcu biletlerinin müşterilere satış işlemlerinin yapılmasının üstlenildiği, davacı tarafından bu kapsamda bilet satış işlemlerinin yapıldığı, satışlar nedeniyle komisyon bedellerini içeren faturaların tanzim edilerek davalıya gönderildiği, fakat 7 faturadan ibaret 97.883,48 TL komisyon bedelinin davalı otobüs firması tarafından ödenmediği anlaşılmaktadır. Bu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği de yapılan muhasip bilirkişi incelemeleri ile sabittir. Davalı defterlerine göre bu fatura bedelleri ödenmiş olarak kaydedilmiş ise de, yazılı delil vasfını haiz tevsik edici belge ile ödeme olgusu ispat edilememiştir. Bu durumda, 97.883,48 TL komisyon bedeli alacağının varlığı esasen sabittir.Eldeki davaya dayanak sözleşmede ifa öncelik sırası açık bir şekilde kararlaştırılmamıştır. TTK'nın 112. maddesinde acentenin müvekkiline ait olan parayı göndermekle ya da teslim etmekle yükümlü olup da bunu yapmazsa, yükümlülü...