Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin tekstil ve konfeksiyon imalat işi ile iş hayatını sürdürdüğünü ve davalı şirketin teklifiyle birtakım tekstil ürünlerinin imalatı ve dikimi için aralarında anlaştıklarını, müvekkili şirketin kendi üzerine düşen görevi yerine getirerek 05/02/2016 tarihli 117.450,16 TL bedelli irsaliye fatura kestiğini ve malları söz konusu tarihli irsaliye fatura ile ... adına 05/02/2016 tarihinde kargo şirketine verildiğini ve davalı adına imza karşılığında teslim edilerek davalının müşterisine yollandığını, davalının işbu faturanın 75.050,00 TL bedelini müvekkili şirketin banka hesabına...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/942 KARAR NO: 2022/491 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/12/2018 NUMARASI: 2016/829 Esas, 2018/978 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 15/03/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirketin tekstil ve konfeksiyon imalat işi ile iş hayatını sürdürdüğünü ve davalı şirketin teklifiyle birtakım tekstil ürünlerinin imalatı ve dikimi için aralarında anlaştıklarını, müvekkili şirketin kendi üzerine düşen görevi yerine getirerek 05/02/2016 tarihli 117.450,16 TL bedelli irsaliye fatura kestiğini ve malları söz konusu tarihli irsaliye fatura ile ... adına 05/02/2016 tarihinde kargo şirketine verildiğini ve davalı adına imza karşılığında teslim edilerek davalının müşterisine yollandığını, davalının işbu faturanın 75.050,00 TL bedelini müvekkili şirketin banka hesabına gönderdiğini, geri kalan 42.400,46 TL bakiyeyi ise aradan geçen uzun zamana rağmen kötü niyetli olarak ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalının 16/05/2016 tarihinde sunmuş olduğu itirazı ile müvekkilinin taraflarına hiçbir borcunun olmadığını, hazırlamış olduğu ürünlerin bozuk ve ayıplı olduğunu, yurtdışı müşteri firmasından reklamasyon uygulandığını, her ne kadar söz konusu malların ayıplı ve bozuk olduğu iddia edilmiş ise de, davalının bu duruma ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığı, irsaliye veya reklamasyon faturasının da taraflarına ulaşmadığını ve iddia ettiği gibi ayıplı, bozuk olan malları da iade etmediğini ve davalının yapmış olduğu ödemenin iddiasının ne kadar gerçekten uzak bulunduğunun göstergesi olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, müvekkilinin yurt dışı müşterilerinden alınan tekstil ürünü siparişlerinin yurt içinde bulunan imalatçı firmalara aktarımını sağladığını, davacı şirketin sahibi ...'nin müvekkile geldiğini ve Almanya'da faaliyet gösteren ... firmasına ait bayan tekstil ürünlerinin siparişlerini yapabileceği belirttiğini ve bu konuda destek istediğini, böylece 20/11/2015 tarihinde 2.921 bayan tekstil ürününün Almanya'ya sevki için davacı şirkete verildiğini, ancak davacının kabul ettiği siparişlerden 43 adet fazla fatura kestiğini ve müşteri firmanın belirttiği model ve adetlerden model bazında istenilenden farklı sayıda ürün hazırladığını ve böylece 05/02/2016 tarihinde 3 ay gecikmeli olarak sevk ettiğini, ... firmasının bu durumu anladığını ve yanlış olan mal aded...