DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/12/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: OAVA: Davacı vekili dillekçesinde; Müvekkilinin, davalı şirketin %35 hisse oranında ortağı olduğunu, şirket ortaklığından kendi isteği üzerine ayrıldığını, ancak devir bedeli hesaplanırken şirket değerinin 4.000.000 TL esas alındığını, halbuki haricen yaptıkları araştırmaya göre şirket değerinin 8.000.000 TL olduğunu öğrendiğini, bu durumun kasten veya yanlışlıkla yapıldığının meçhul olup, sonuçta aradaki bedel kadar alacaklı olduğunu, ayrıca kar payının da şimdiye kadar kendisine ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/6884 Esas KARAR NO: 2020/2121 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/10/2017 NUMARASI: 2014/1425 E. - 2017/1016 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/12/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: OAVA: Davacı vekili dillekçesinde; Müvekkilinin, davalı şirketin %35 hisse oranında ortağı olduğunu, şirket ortaklığından kendi isteği üzerine ayrıldığını, ancak devir bedeli hesaplanırken şirket değerinin 4.000.000 TL esas alındığını, halbuki haricen yaptıkları araştırmaya göre şirket değerinin 8.000.000 TL olduğunu öğrendiğini, bu durumun kasten veya yanlışlıkla yapıldığının meçhul olup, sonuçta aradaki bedel kadar alacaklı olduğunu, ayrıca kar payının da şimdiye kadar kendisine ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: DavacI vekili 19/08/2016 tarihli ıslah dilekçesinde; mahkemece yaptırılan bilirkişilerin incelemesi sonucunda, dava dilekçelerinde talep ettikleri alacaklarından farklı olarak, müvekkillerinin 03/10/2013 dava tarihi itibariyle davalılardan 369.201,68 TL ücret alacağı bulunduğunu belirterek davasını ıslah etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasında 10/01/2013 tarihli sözleşme akdedilerek davacının, şirketteki %35 hisse bedelinin satışı ve müvekkiline devri konusunun kararlaştırıldığını ve 35 hisse karşılığında 1.820.724 TL ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, anlaşılan bedelin tamamının davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. DAVACI EK BEYAN DİLEKÇESİ;Davacı vekilinin 16/01/2015 tarihli esas hakkında ek beyan ve tanık bildirim dilekçesinde; müvekkilinin ortak olduğu şirketten emrivaki bir tutumla aniden uzaklaştırıldığını, hisse devrinin müvekkilinin rızası dışında zorla gerçekleştirildiğini, bu hususun müvekkiline verilen paydan da aşikar olduğunu, davalı şirketin mal varlığı ve sermayesinin müvekkiline eksik gösterildiğini beyanla, davalının Şirket Pay oranlarının hesaplanmasında hile yaparak, müvekkilinin hile ile aldatılarak elde ettiği haksız zenginleşmeden dolayı, bedellerin aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli 2014/1425 E. - 2017/1016 K.sayılı kararıyla; "...Davacı, davalı şirketin işletme değerinin 4000.000,00 olduğu kabul edilere hesaplama yapıldığını, oysa şirketin değerinin 8000.000,00 TL olduğunu ileri sürerek kendisine hisse bedelinin bu miktar üzerinden hesaplanarak ödenmesi gerektiğini belirterek bakiye hisse bedelinin ödenmesini talep ettiği, ...