İlk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne yönelik hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirket ile davacı banka şubesi arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri imzalandığı ve bu sözleşmeler kapsamında firmaya nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, davalı ...'in sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalıların kredi sözleşmelerinden doğan ödemelerini aksatması üzerine hesap kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini ve borcun ödenmesinin talep edildiğini, borçlular hakkında 22.109.170,51-TL toplam alacağın 2.500.000-TLlik faiz kısmının tahsilini teminen kısmi takip açıldığını, ancak davalılar tarafından icra takibine itiraz edildiğini, borçlu firmanın davacıya yüklü miktarda borcu bulunduğunu belirterek, davalıların İstanbul .... İcra...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2343 KARAR NO : 2020/1150 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/09/2017 NUMARASI : 2014/430 Esas-2017/1082 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/11/2020 İlk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne yönelik hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirket ile davacı banka şubesi arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri imzalandığı ve bu sözleşmeler kapsamında firmaya nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, davalı ...'in sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalıların kredi sözleşmelerinden doğan ödemelerini aksatması üzerine hesap kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini ve borcun ödenmesinin talep edildiğini, borçlular hakkında 22.109.170,51-TL toplam alacağın 2.500.000-TLlik faiz kısmının tahsilini teminen kısmi takip açıldığını, ancak davalılar tarafından icra takibine itiraz edildiğini, borçlu firmanın davacıya yüklü miktarda borcu bulunduğunu belirterek, davalıların İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibine yönelik itirazlarının iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalılar vekili; davaya konu genel kredi sözleşmelerinin 1998 ve 1999 yıllarına ve borcun muacceliyet tarihinin ise 2002 yılından öncesine ait olduğunu, icra takibinin ise 06/12/2012 tarihinde, TBK 146. maddedeki 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapıldığını, üstelik icra takibinde ve bu davada faiz alacağı talep edildiğini, BK'nın 147/1 maddesinin ana para faizleri için zamanaşımı süresini 5 yıl olarak belirlediğini, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, noter kanalı ile keşide edilen ihtarname ile kullanılan 2.162.657,74-TL kredinin kat edildiğini, oysa icra takibinde asıl alacağın 4.086.399,06-TL olduğunu, davacı bankanın borcu olduğundan fazla talep ettiğini, davacının davalının kredi borcundan ötürü daha önce İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, ipotek ile temin edilen alacağın davalının borcundan daha fazla olduğunu, bu takip devam ederken İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ikinci bir icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatının koşullarının da oluşmadığını, davacı bankanın davalı ...'e kefil sıfatı ile boş kredi sözleşmesini imzalatıp sonradan kredi sözleşmesinin tutar kısmını doldurduğunu,tutarın yazıldığı tarihin Adli Tıp tarafından incelendiğinde imza tarihinin tutar kısmındaki yazının yazıldığı tarihten çok önce olduğunun görüleceğini,miktarı net olarak belirli olmayan bir sözleşmenin kefalet sözleşmesi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK ...