MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/02/2019 NUMARASI : 2018/788 Esas, 2019/210 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/02/2020 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacıya sigortalı konutun, davalının sigortalıya satıp teslim ettiği klimadan kaynaklı yangın nedeniyle hasara uğradığını, yangında oluşan hasar nedeniyle sigortalıya 12.380,00 TL ödendiğini, ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında; müvekkilinin klimanın üreticisi ya da satıcısı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin ithal ettiği...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1848 Esas KARAR NO : 2020/359 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/02/2019 NUMARASI : 2018/788 Esas, 2019/210 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/02/2020 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacıya sigortalı konutun, davalının sigortalıya satıp teslim ettiği klimadan kaynaklı yangın nedeniyle hasara uğradığını, yangında oluşan hasar nedeniyle sigortalıya 12.380,00 TL ödendiğini, ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında; müvekkilinin klimanın üreticisi ya da satıcısı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin ithal ettiği klimaların birinci sınıf emtia olup yangının klimadan çıkma olasılığı bulunmadığını, yangının çıkış nedeninin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, sigortalının yetkili bayiden klima almaması, yetkili servise kurulum ve montaj yaptırmaması ve kullanım klavuzuna aykırı filleri bulunması halinde illiyet bağının kesileceğini, sigortalının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesi, sigortalı ile davalı şirket arasında tüketici işlemi olduğu ve davacı şirketin halefiyet ilkesi gereği tüketici mahkemesinde dava açması gerektiğini belirterek davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.Davalı vekili yasal süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; sigorta rücu davalarının mutlak ticari dava olduğu ve tarafların da tacir olduklarından uyuşmazlıkta ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.Dava tarihinden önce, 28.05.2014 ta...