Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen inşaat sözleşmesinden kaynaklanan zararın tespiti ve tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından proje sahibi olarak 2010 ve 2016 yılları arasında davalı şirketler ile yapılan inşaat sözleşmeleri kapsamında davalı şirketlerin düzenledikleri faturalar karşılığında hak ediş niteliğinde olmak üzere ödemeler yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılı itibariyle sonlandırıldığını, taraflar arasındaki...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1903 KARAR NO: 2020/127 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/07/2019 NUMARASI: 2018/380 Esas, 2019/814 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 22/01/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen inşaat sözleşmesinden kaynaklanan zararın tespiti ve tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından proje sahibi olarak 2010 ve 2016 yılları arasında davalı şirketler ile yapılan inşaat sözleşmeleri kapsamında davalı şirketlerin düzenledikleri faturalar karşılığında hak ediş niteliğinde olmak üzere ödemeler yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılı itibariyle sonlandırıldığını, taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona ermesi safhasında şirketin iç denetiminin yapılması sırasında davalıların aldıkları hakedişlerin muhasebeleştirmelerinin yerinde olup olmadığının denetlendiğini, müvekkili şirket çalışanı olan ... ile davalı şirketler grubunun mali işler direktörü ... tarafından davalı şirketler ile anlaşma yapılmak suretiyle müvekkili şirkete ait olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... binalarının inşaasına ilişkin kayıtlarda bir kısım mükerrer kayıtların, onaysız ödemelerin, mahsubu gereken avansların, mükerrer faturalanan KDV ile proje sahibine yansıtılması gerekirken yansıtılmayan fatura indirimlerinin, yüklenici firma tarafından ödenmesi gerekirken ödenmeyen harcamaların, faturalanan ancak teslim edilmeyen emtialardan kaynaklanan zarara ait işlemlere ilişkin fatura bedellerinin müvekkili şirketten tahsil edildiğini, bu suretle davalı şirketlerin müvekkili şirketi zarara uğrattıklarının ortaya çıktığını ileri sürerek, müvekkili şirket tarafından hiçbir belgesi olmadığı halde ödemesi yapılan 9.197.441,92TL'den şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı taraf ile müvekkilleri arasında Tahkim yargılaması yapıldığını, 22.09.2016 tarihli Tahkim Yargılaması Hakem Kararı bulunduğunu, hakem kararı sonrasında ise taraflar arasında 12.10.2016 tarihli Sulh Protokolü'nün imzalandığını, hakem kararı ve sulh protokolünün İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1556 Esas sayısına kayıtlı olarak mahkeme yazı işleri müdürlüğüne teslim ve depo edildiğini, hakem kararına karşı itiraz olmadığını ve kararın kesinleştiğini, kesinleşmiş hakem kararı olan bir konuda açılan davanın reddinin gerektiğini, dav...