DOSYA NUMARASI: 2018/717 Esas ( Derdest Dava Dosyası) DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli), Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) KARAR TARİHİ: 15/01/2020 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekilinin 08/10/2019 havale tarihli dilekçesinde; yönetim kurulunun yeniden oluşturulması sonucunda mahkemenin yönetim kayyımlarını denetim kayyımı olarak görevlendirildiği ve şirket taşınmazları ile ilgili tasarrufu işlemlerin denetim kayyımlarının onayına tabi tutulmasına karar verildiği, yönetim kurulunun finansal sorunlarını çözmek için işler yaptığını, şirket faaliyetinin devamı için müşterilerine taşınmaz satışı yaptıklarını, ancak denetim kayyımlarının satış taleplerini değerlendirmediğini ve satış işlemlerinin zorlaştırdığını, bu durumun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2646 Esas KARAR NO: 2020/35 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEME: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 15/10/2019 DOSYA NUMARASI: 2018/717 Esas ( Derdest Dava Dosyası) DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli), Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) KARAR TARİHİ: 15/01/2020 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekilinin 08/10/2019 havale tarihli dilekçesinde; yönetim kurulunun yeniden oluşturulması sonucunda mahkemenin yönetim kayyımlarını denetim kayyımı olarak görevlendirildiği ve şirket taşınmazları ile ilgili tasarrufu işlemlerin denetim kayyımlarının onayına tabi tutulmasına karar verildiği, yönetim kurulunun finansal sorunlarını çözmek için işler yaptığını, şirket faaliyetinin devamı için müşterilerine taşınmaz satışı yaptıklarını, ancak denetim kayyımlarının satış taleplerini değerlendirmediğini ve satış işlemlerinin zorlaştırdığını, bu durumun şirketi felakete götüreceğini ve yüksek zararlara uğrama riskini barındırdığını, diğer yandan denetim kayyımlarının şirket taşınmazlarını satışı ve tasarrufu konusunda bu kadar katı davranarak şirketin menfaatlerini korumaya yardım etmediklerini, yönetim kurulunun şirketin işleyişi için gerekli ipotekleri veremediğini, ayrıca denetim kayyımlarını yönetim kurulunun görevine dahil olan iş ve işlemlere de müdahale ederek kendilerinden onay alınmadan hiç bir işlem yapılamayacağını ifade ederek bütün ödemelere ve yapılan işlemlere müdahil olduğunu, bu suretle yönetim kurulunun adeta fesayet altında tutulduğunu, davacının dahi denetim kayyımlarının değiştirilmesini talep ettiğini, şirketin haklı sebeple fesih koşullarının ortadan kalktığını, tüm bu nedenlerle denetim kayyımlarının görevine son verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece Mahkemesi 15/10/2019 tarih ve 2018/717 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı ara kararında; "...Huzurdaki dava mülga Kanun'da yer alan iflâs erteleme, konkordato veya iflâs davası olmayıp davalı şirketin haklı sebeplerle feshi davasıdır.Denetim kayyımlarının görev alanının da bu çerçeve de değerlendirilmesi gerekmektedir.Bilindiği üzere Mahkeme tarafından haklı sebeple fesih koşullarının oluştuğu sonucuna varılması hâlinde Mahkeme tali çözüm olan fesih yerine davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilecektir.Buna göre de Mahkeme davacının çıkma payını hileli veya muvazaalı işlemlerle azaltacak tasarrufların önüne geçmek için HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca talep üzerine tedbir alabilecektir. Mahkememizce atanan denetim kayyımlarının görevi de davacının olası çıkma payının azaltılması...