İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...'ın, dava dışı diğer ortaklar ... ve ...'un cebir ve tehdidi nedeni ile ortağı olduğu şirkete giremediğini, şirket yönetimde rol alamadığından dava dışı diğer ortaklar ... ve ...'un şirketin malvarlıklarını kaçırma amacı güttüğünün açıkça ortada olduğunu bu nedenle; müvekkilinin şirket nezdindeki hak ve alacaklarının zayi olmaması adına şirket adına kayıtlı araçlar üzerine tedbir konulmasını, bu yönde haksız ve usulsüz bir şekilde alınan mezkur genel kurul kararın iptal edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/11/2019 tarih 2019/207 Esas sayılı kararında; "İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/155 Esas KARAR NO: 2020/218 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/207 Esas (Ara Karar) TARİH: 14/11/2019 DAVA: Ticari Şirket - İhtiyati Tedbir Talebi. KARAR TARİHİ: 13/02/2020 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...'ın, dava dışı diğer ortaklar ... ve ...'un cebir ve tehdidi nedeni ile ortağı olduğu şirkete giremediğini, şirket yönetimde rol alamadığından dava dışı diğer ortaklar ... ve ...'un şirketin malvarlıklarını kaçırma amacı güttüğünün açıkça ortada olduğunu bu nedenle; müvekkilinin şirket nezdindeki hak ve alacaklarının zayi olmaması adına şirket adına kayıtlı araçlar üzerine tedbir konulmasını, bu yönde haksız ve usulsüz bir şekilde alınan mezkur genel kurul kararın iptal edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/11/2019 tarih 2019/207 Esas sayılı kararında; "İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1 maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya geçikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır. HMK'nun 390/3 maddesine göre tedbir talebi eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtayit tedbire karar verilirken haksız olma ihtamali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını gözetilmesi gerekli ve zorunludur. Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, iht...