DAVA: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ: 04/03/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine ... numaralı poliçeyle sigortalı ... plakalı aracın, 02/05/2007 tarihinde sürücü ...'nin kusuruyla davacı müvekkili idaresindeki ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrası müvekkilinin sürekli sakat kaldığını ve uzun bir süre hastanede tedavi görmek zorunda kaldığını, davalı şirketçe sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 2.000,00 TL sakatlık tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline kara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2019/585 KARAR NO: 2021/414 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 01/11/2018 NUMARASI: 2015/578 Esas - 2018/1175 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ: 04/03/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine ... numaralı poliçeyle sigortalı ... plakalı aracın, 02/05/2007 tarihinde sürücü ...'nin kusuruyla davacı müvekkili idaresindeki ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrası müvekkilinin sürekli sakat kaldığını ve uzun bir süre hastanede tedavi görmek zorunda kaldığını, davalı şirketçe sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 2.000,00 TL sakatlık tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline kara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinin 02/05/2007 olması ve kaza tarihi itibariyle kendilerine herhangi bir talep yöneltilmemesi nedeniyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalıya tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin yaptığı ödeme sonucunun ibra edildiğini, fahişlik söz konusu olmaması nedeniyle ibranamenin iptalinin talep edilemeyeceğini, ilgili kaza nedeniyle hesaplanan tazminatın davacıya ödenmiş olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; 9.510,04 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının talepleri yönünden zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan yerel mahkeme tarafından müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının haksız ve hatalı olduğunu, ceza zamanaşımı uygulanması halinde dahi zamanaşımı süresi dolmuş olduğunu, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, 11/12/2017 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazların göz ardı edilmiş olmakla birlikte ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Borçlar Kanunu'nun 41.maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60.maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bund...