Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E:2020/34 K:2020/156

E. 2020/34K. 2020/15615 Ekim 2020
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesini özetle; davalı şirkette pay sahibi olup, şirketin 17/03/2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda 6 nolu gündem maddesiyle esas sözleşme değişikliği yapıldığı ve esas sözleşmenin tasarruf hakları başlıklı 6.maddesinin, şirketin 3.kişiler lehine ipotek veya rehin tesis edebileceği şeklinde genişletildiği, bu durumun sermayenin korunması ilkesine aykırı olup ,şirketin zararına neden olacağı belirtilerek TTK 447.maddesi uyarınca mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, olmadığı takdirde müvekkilinin genel kurula katılıp red oyu kullanarak karara muhalefetini de tutanağa geçirtmiş olması ve kararın iyiniyet kurallarına da aykırı olması dikkate alınarak kararın TTK 445.maddesi...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/34 KARAR NO : 2020/156 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/03/2018 NUMARASI : 2017/339 Esas - 2018/405 Karar DAVA: Genel Kurul Kararı Butlanı/İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2020 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesini özetle; davalı şirkette pay sahibi olup, şirketin 17/03/2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda 6 nolu gündem maddesiyle esas sözleşme değişikliği yapıldığı ve esas sözleşmenin tasarruf hakları başlıklı 6.maddesinin, şirketin 3.kişiler lehine ipotek veya rehin tesis edebileceği şeklinde genişletildiği, bu durumun sermayenin korunması ilkesine aykırı olup ,şirketin zararına neden olacağı belirtilerek TTK 447.maddesi uyarınca mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, olmadığı takdirde müvekkilinin genel kurula katılıp red oyu kullanarak karara muhalefetini de tutanağa geçirtmiş olması ve kararın iyiniyet kurallarına da aykırı olması dikkate alınarak kararın TTK 445.maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu genel kurul kararının sermayenin korunması ilkesine aykırı olmadığı gibi iptal koşullarının da bulunmadığı, kararın şirketin tasarruf yetkisini ilişkin olması ve icrası sırasında şirket yetkililerinin zarar doğurucu eylemde bulunmaları halinde sorumluluklarının sözkonusu olup, bu hususun yasada yer aldığını, ortada hiçbir somut veri olmadığı halde ana sözleşme değişikliğinin şirketin zarara uğratma ihtimali olduğu ileri sürülerek kararın batıl olduğu veya iptali gerektiği yönündeki iddiayı içeren bu davanın haksız olup reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, TTK 125. Maddesine göre şirketin tasarruf yetkisi düzenlenmiş olup, bu hakkın kısıtlanamayacağı zira anılan maddede TMK nın 48.maddesine atıf yapıldığı ve 48.maddede de, tüzel kişilerin hak ehliyetinin düzenlendiği, TTK 125.maddesine göre, şirketlerin hak ehliyetinin işletme konusu ile sınırlı olmadığı, 6103 sayılı TTK nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 15.maddesiyle , şirketin hak ehliyetinin, şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede yazılı işletme konusu ile sınırlı olduğunu belirten hükümlerin bulunması halinde bu hükümlerin 6102 sayılı TTK nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yazılmamış sayılacağının hükme bağlandığı, genel kurulda alınan kararın, bu düzenlemeye uygun olduğu gibi esas sözleme değişikliği yapılmamış olması halinde dahi anılan madde uyarınca ana sözleşmenin eski halinin hak ehliyetindeki sınırlama nedeniyle geçersiz olacağı, 3.kişilerin kullandıkları krediler için şirketin teminat vermesinin işletme mevzuunda olduğuna işaret eden...