Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Taraflar arasında düzenlenen 08.08.2014 tarihli sözleşme ile davacı taşeron şirket davalı yüklenici şirketin yapımını üstlendiği fabrika binasının çelik konstrüksiyon imalatını yapmıştır. Davacı, davalının kusuru nedeniyle işin süresinin uzadığını ve bu nedenle fazla masraf yaptığını belirterek ilave maliyet bedeli (alacak) talebinde bulunmuş; davalı yüklenici iş sahibi ise,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1520 KARAR NO : 2021/268 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/02/2018 NUMARASI : 2016/91 Esas, 2018/126 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 09/02/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Taraflar arasında düzenlenen 08.08.2014 tarihli sözleşme ile davacı taşeron şirket davalı yüklenici şirketin yapımını üstlendiği fabrika binasının çelik konstrüksiyon imalatını yapmıştır. Davacı, davalının kusuru nedeniyle işin süresinin uzadığını ve bu nedenle fazla masraf yaptığını belirterek ilave maliyet bedeli (alacak) talebinde bulunmuş; davalı yüklenici iş sahibi ise, gecikmenin kendisinden kaynaklanmadığını, sözleşme hükümlerine göre alacak talebinde bulunulamayacağını savunmuştur. Mahkemece yargılama sırasında keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapora itibar edilerek, işin uzamasında tarafların birlikte kusurlu olduklarını, geçici kabul tutanağının ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalandığını, sözleşmenin 27-34/9 maddeleri kapsamında gecikme nedeniyle tazminat talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından usulünce istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, gecikmenin davalı kusurundan kaynaklandığını, verilen kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, sözleşme bedelinin işin 4 aylık süresi dikkate alınarak kararlaştırıldığını oysa imalatın 16 ay sonra teslim edildiğini, işin süresine etki ederek herhangi bir meteorolojik hadiseye rastlanmadığını, davaya konu alacak kalemleri hakedişlere dahil edilmeyen ilave maliyetler bedeli olduğundan geçici kabul sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülmesine gerek olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık işin süresinin uzamasında davacının kusurlu olup olmadığı, zararın varlığı ve miktarı ile sözleşme hükümlerine göre davacının bu zarar nedeniyle alacak talebinde bulunulup bulunmayacağına ilişkindir. Bilirkişi raporunda, projelerin davacıya geç teslim edilmiş olması nedeniyle davalı yüklenicinin %70, eksik ve kusurlu işler nedeniyle yaşanılan gecikmeden dolayı davacı taşeronun da %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ve fakat sözleşmenin 7/a,c, 15/i, 16/a, 21/a,e ve 27. Maddeleri gereğince davalı kusurundan kaynaklanmış olsa dahi davacının gecikmeden kaynaklanan sebeplerle ilave maliyetler bede...