DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/01/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 3.250,00 TL bonoya dayalı olarak takip başlattığını, bono üzerindeki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, ayrıca müvekkilinin davalı ile de herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, ayrıca ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, müvekkilince İstanbul 24.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde menfi tespit davası açıldığını, ancak görevsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin süresinde gönderme dilekçesi vermediğini, davalının icra dosyasında 3.kişilerden aldığını ikrar ettiği tahsilatları da bildirmediğini, bu durumun davalının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/1398 Esas KARAR NO : 2019/50 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2016 NUMARASI : 2014/285 2016/1074 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/01/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 3.250,00 TL bonoya dayalı olarak takip başlattığını, bono üzerindeki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, ayrıca müvekkilinin davalı ile de herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, ayrıca ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, müvekkilince İstanbul 24.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde menfi tespit davası açıldığını, ancak görevsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin süresinde gönderme dilekçesi vermediğini, davalının icra dosyasında 3.kişilerden aldığını ikrar ettiği tahsilatları da bildirmediğini, bu durumun davalının kötüniyetini gösterdiğini belirterek müvekkilinin bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ... isimli müşterinin borcuna karşılık dava konusu bonoyu kendisine verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine tüm senet borçları hakkında icra takibi başlattıklarını, davacının diğer cirantalar hakkında dava açmadan sadece müvekkilini davalı göstermesinin doğru olmadığını, davacıya ödeme protestosu gönderildiği halde herhangi bir itirazda bulunmadığını, yine hazırlık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporunda senet üzerindeki yazı ve rakamların davacıya ait olduğunun belirlendiğini, imza itirazının kötüniyetli olduğunu, sırf alacaklıyı aldatmak amacıyla farklı imza kullanıldığını veya bir başka kişiye senet imzalattırılmış olabileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; gerek hazırlık soruşturmasında, gerekse yargılama sırasında alınan raporlarda senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, imza sahteliğinin mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının, takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının senede ciro yoluyla hamil olduğu gerekçesiyle davacının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; itirazlarının dikkate alınmadığını, zira davacının icra dosyasına 1.200,00 TL ödeme yaptığını, hazırlık soruşturmasında alınan raporda bono üzerindeki yazı ve rakamların davacının eli ürünü olduğunun belirtildiğini, davacı ile senetteki lehtar ciranta ... Şti'nin iştigal alanının aynı olduğu, davacının ödeme prostestosunu aldığı halde imzaya itiraz etmediğini, dayanak senetten...