Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/519 · K. 2021/486
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E:2019/519 K:2021/486

E. 2019/519K. 2021/48623 Şubat 2021
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVANIN KONUSU: Ari Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi KARAR TARİHİ: 23/02/2021 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkilinin uzun yıllar inşaat sektöründe çalıştığını, davalı ile aralarındaki güven duygusu ile birlikte çalışma kararı aldıklarını, 2011 yılından itibaren ortak olarak 3 ayrı inşaat yaptıklarını, bunlara ilişkin sözleşme yapmayı ertelediklerini,güven ilişkisi sebebiyle işlemlerin davalının şahıs şirketi üzerinden yürütüldüğünü,müvekilinin ortaklığa hem sermaye ve hem de emeğini koyduğunu,inşaatların ortak yapıldığına dair şahitlerin bulunduğunu, müvekkilinin ortakık için yaptığı ödemeleri de elden yaptığını, 28/10/2011 tarihli ilk satış vaadi sözleşmesine istinaden kat...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2019/519 KARAR NO : 2021/486 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/11/2018 NUMARASI: 2016/947 E - 2018/1060 K DAVANIN KONUSU: Ari Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi KARAR TARİHİ: 23/02/2021 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkilinin uzun yıllar inşaat sektöründe çalıştığını, davalı ile aralarındaki güven duygusu ile birlikte çalışma kararı aldıklarını, 2011 yılından itibaren ortak olarak 3 ayrı inşaat yaptıklarını, bunlara ilişkin sözleşme yapmayı ertelediklerini,güven ilişkisi sebebiyle işlemlerin davalının şahıs şirketi üzerinden yürütüldüğünü,müvekilinin ortaklığa hem sermaye ve hem de emeğini koyduğunu,inşaatların ortak yapıldığına dair şahitlerin bulunduğunu, müvekkilinin ortakık için yaptığı ödemeleri de elden yaptığını, 28/10/2011 tarihli ilk satış vaadi sözleşmesine istinaden kat karşılığı yapılan inşaata müvekkili ve davalının kişi başı 150.000,00 TL sermaye koyduklarını, arsa sahibi ile sözleşme yaptırdığını, 12/03/2013 ve 03/04/2013 tarihli sözleşmelere bağlı olarak yapılan 2 inşaatın yapımının ise önceki dairelerin satılması ile kendi içine döndürüldüğünü, sermayeye gerek kalmadığını, müvekkiline sadece 300.000,00 TL verildiğini, müvekkilinin, inşaatlar tamamlandıktan sonra davalının anlaşmaktan imtina ettiğini belirterek, ortaklık durumunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 13/03/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davacının adi ortaklığa sermaye olarak koyduğu 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, 3 inşaattan elde edilen ve müvekkiline ödenmeyen kârın tespiti ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının emlak komisyonculuğu yaptığını, müvekkili ile ortaklık için herhangi bir ödeme yapmadığını, belirtilen sözleşmelerin hiçbirisinde davacının ortaklığının bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında sözlü ve yazılı herhangi bir ortaklık sözleşmesi bulunmadığını belirterek ,davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir adi ortaklık sözleşmesi bulunmadığı, davacının da adi ortaklık ilişkisinin sözlü olarak kurulduğunu ileri sürdüğü, davacı ile davalı arasında HMK 203/1 maddesi anlamında tanık dinlenmesine imkan veren bir yakınlık ya da delil başlangıcı bulunmadığından, davacı tarafından karşı tarafa yemin teklifinde bulunulmayacağı beyan edildiğinden,davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.Kararı istinaf eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tanıkların dinlendiğini,bilirkişi raporu alındığını, ancak daha sonra dosyanın, SPK uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmasına ilişkin ve...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 1

1 – 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 1 ve 2 nci Maddeleri :

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 203

Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 353

Duruşma yapılmadan verilecek kararlar48

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2019/629 · K. 2021/487

23 Şubat 2021

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

E. 2019/484 · K. 2021/1069

3 Haziran 2021

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

E. 2019/516 · K. 2021/510

26 Mayıs 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2021/467 · K. 2021/509

23 Şubat 2021

Bölge Adliye MahkemesiKonya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2021/481 · K. 2021/482

30 Mart 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

E. 2018/515 · K. 2019/4182

26 Aralık 2019