DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/12/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı tıbbi sarf malzemesi nedeniyle borçlu bulunduğunu, uyarıya rağmen davalının cari hesap bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, borca itirazlarının yerinde olduğunu, takibe konu faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/6811 Esas KARAR NO: 2020/2082 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2016 NUMARASI: 2014/50 2016/462 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/12/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı tıbbi sarf malzemesi nedeniyle borçlu bulunduğunu, uyarıya rağmen davalının cari hesap bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, borca itirazlarının yerinde olduğunu, takibe konu faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; davacı tarafın defterlerini ibraz ettiği, davalı tarafın defterlerini ibraz etmediği, cari hesap oluşturan faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi kayıtlarında davalıdan 19.478,06 TL alacaklı görüldüğü, ancak takibe konu faturaların üzerlerinde davalıya tebliğ edildiği hususunda bir veri bulunmadığı, bu faturalardan toplam tutarı 16.866,62 TL olan 29 adedinin ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli kişilere teslim edildiği, toplam tutarı 2.611,44 TL olan 3 faturanın ise irsaliyede isim ve imza olmadığından teslim edilemediğinin anlaşılamadığı, SGK'dan yapılan yazışmada adı geçen kişilerin davalı çalışanı ya da ortakları olduklarının tespit edilemediği, davacının münhasıran davalı defterlerine dayanmadığı, buna göre HMK'nın 222/5 maddesi gereğince davacının mal teslimini ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili, istinaf sebebi olarak; HMK'nın 222/5 maddesi gereğince taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir ancak ibrazdan kaçınırsa ibraz talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağını, bu maddenin hiçbir yerinde dava açarken başlangıçta ya da başka delil göstermeden gibi ifadelerin yer almadığını, bu sebeple mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu, mahkemenin ara kararda davalıya ihtar çıkarılırken defterlerini ibraz etmesi, aksi halde iddianın kabul edilmiş sayılacağı yolunda ara karar oluşturduğunu, buna rağmen defter ibraz edilmediğini, mahkemenin ara kararı ile son kararı arasında çelişki bulunduğunu, müvekkili ile davalı arasında 7'den fazla alım satım bulunduğunu, toplam 50.000 TL civarında bir cironun söz konusu olduğunu, bunlara ilişkin iki çek verildiğini, ilk çekin ödendiğini, diğer çekin ödenmediğini, ödenen döne...