....... vekili, davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların varsayıma dayalı bulunduğunu, mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların poliçe teminatında olduğunu, avans faize hükmedilmesinin haksız bulunduğunu, zira müvekkili İdarenin kamu kuruluşu olup kamusal hizmet verdiğini, trafik kazasının haksız fiil niteliğinde olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili , müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu olayla birebir aynı olan ve Yargıtay denetiminden geçmiş birçok kararda müvekkili gibi birçok otobüs sürücüsünün kusursuz olduğunun ve hareket halindeki araçta herhangi bir zorlayıcı neden olmaksızın ayağa kalkan yolcunun otobüs içinde tutunacak yerlerden tutarak kendi güvenliğini sağlaması...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ .... T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ..... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/12/2019 NUMARASI :......... ....... vekili, davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların varsayıma dayalı bulunduğunu, mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların poliçe teminatında olduğunu, avans faize hükmedilmesinin haksız bulunduğunu, zira müvekkili İdarenin kamu kuruluşu olup kamusal hizmet verdiğini, trafik kazasının haksız fiil niteliğinde olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili , müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu olayla birebir aynı olan ve Yargıtay denetiminden geçmiş birçok kararda müvekkili gibi birçok otobüs sürücüsünün kusursuz olduğunun ve hareket halindeki araçta herhangi bir zorlayıcı neden olmaksızın ayağa kalkan yolcunun otobüs içinde tutunacak yerlerden tutarak kendi güvenliğini sağlaması gerektiğinin kabul edildiğini, kusursuz olan müvekkili aleyhine hükmedilen tazminat miktarlarının çok fahiş ve olağan halin dışında olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminat istemlerinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe teminatında bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden incelenmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK.'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, m...