MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 06/03/2018 NUMARASI: 2017/39 E. - 2018/68 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/02/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... olarak ''...'' markasının tescilli sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli markasını ticaret ünvanında kullandığını, kendi markasıyla iltibas yaratarak müvekkili şirketin piyasadaki itibarından faydalanmak istediğini beyan etmek suretiyle, davalının müvekkilinin marka hakkına yönelik tecavüzünün önlenmesine, davalı şirketin ... ibareli unvanının ticaret sicilden terkinine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin markasal bir kullanımı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/867 KARAR NO: 2022/171 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 06/03/2018 NUMARASI: 2017/39 E. - 2018/68 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/02/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... olarak ''...'' markasının tescilli sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli markasını ticaret ünvanında kullandığını, kendi markasıyla iltibas yaratarak müvekkili şirketin piyasadaki itibarından faydalanmak istediğini beyan etmek suretiyle, davalının müvekkilinin marka hakkına yönelik tecavüzünün önlenmesine, davalı şirketin ... ibareli unvanının ticaret sicilden terkinine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin markasal bir kullanımı olmadığını, ''...'' ibaresinin ticaret unvanı olarak kullanıldığını, müvekkilinin mal ve hizmetlerde farklı bir marka kullandığını, Alman bir firmanın bayisi olduğunu , onu marka olarak kullandığını, çok sayıda ''...'' unvanlı şirket söz konusu olduğunu, müvekkilinin uzun süredir kullanımı da dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Bilirkişi raporuna itibar edilerek, davalının markasal kullanımının söz konusu olmadığı, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine," karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlara benzer açıklamalarda bulunarak, müvekkilinin ... olarak ''...'' markasının tescilli sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli markasını ticaret ünvanında, web sayfasında ve kartvizitlerinde kullanmak suretiyle iltibas yaratarak müvekkili şirketin piyasadaki itibarından faydalanmak istediğini beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve davalı ticaret ünvanında bulunan ''...'' ibaresinin ticaret sicilinden silinmesi taleplidir. Dosyada mevcut kayıtlara göre, davacıya ait tescilli ''...'' markasının ... sayı ile çoklu sınıfta 01.05.2003 tarihinden itibaren tescilli olduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre, davalıya ait ''... . Tic. Ltd'' kaydının 10.11.2010 tarihi olduğu geçerliliklerini halen koruduğu anlaşılmıştır. Tescilli ticaret unvanının kullanımı davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağından, değerlendirmenin sadece davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğ...