Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı tarafından düzenlenen aylık hak ediş fatura bedellerinin davalı kurumca kesinti yapılmak suretiyle eksik ödendiğini, bu kesintilerin de nemalandırma işlemine tabi tutulmadığını, bu sebeple gelir eksikliği/kar kaybı durumu oluştuğunu, nemalandırılmaksızın bekletilmesi sebebiyle uğranılan zararın tespitinin gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL gelir kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili;...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (K A R A R I K A L D I R A R A K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I .... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10/12/2019 ESAS-KARAR NUMARASI ..... Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı tarafından düzenlenen aylık hak ediş fatura bedellerinin davalı kurumca kesinti yapılmak suretiyle eksik ödendiğini, bu kesintilerin de nemalandırma işlemine tabi tutulmadığını, bu sebeple gelir eksikliği/kar kaybı durumu oluştuğunu, nemalandırılmaksızın bekletilmesi sebebiyle uğranılan zararın tespitinin gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL gelir kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kesintilerin nemalandırma işlemine tabi tutulacağının kararlaştırılmadığını, bu konuda davacının da başvurusunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece Mahkemesi'nce "... Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının aylık hak ediş fatura bedellerinin davalı kurumca eksik ödenmesinden hareketle, bu kesintilerin nemalandırma işlemine tabi tutulup tutulmayacağı noktasında toplanmaktadır. Türk Borçlar Hukukuna göre sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestisi ilkeleri bulunmakta olup bu ilkelere göre sözleşmenin aynen uygulanması esastır. Taraflar arasında düzenlenen destek alım sözleşmelerinin 12. maddesinin b bendi, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin teminat adı altında işçilik alacakları için bir teminat hesabı oluşturması hususunu düzenlemektedir. Gerek anılan hüküm gerekse sözleşmenin bütünü dikkate alındığında tarafların teminatın veya kesintilerin nemalandırılması konusunda mutabık kaldıklarına dair bir hükme yer verilmediği görülmektedir. Bu kabule göre, anılan sözleşme yasa ve ahlaka da aykırı olmadığı için geçerli olup tarafların anayasası sayılan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu durumda davacı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı ya da daha doğru bir ifade ile sözleşmede düzenlenmeyen bir konuda davacıdan talepte bulunulması sözleşme ve mevzuata aykırı olduğundan ve sözleşmede kararlaştırılmayan faiz şartı da sonradan ileri sürülemeyeceğinden açılan davanın reddine..." karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. 1-Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davac...