DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/01/2020 tarih ve 2019/163 E. - 2020/9 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkili ... adına tescilli "..." asıl unsurlu ... sayılı markaların bulunduğunu, diğer müvekkili Şirketin ise marka sahibinden bu markaların kullanım hakkını devraldığını, müvekkili Şirketin ... sektöründe faliyet gösterdiğini, davalı tarafın ise söz konusu markalar üzerinde herhangi bir kullanım hakkı olmamasına karşın bu "......
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2020 NUMARASI :... DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/01/2020 tarih ve 2019/163 E. - 2020/9 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkili ... adına tescilli "..." asıl unsurlu ... sayılı markaların bulunduğunu, diğer müvekkili Şirketin ise marka sahibinden bu markaların kullanım hakkını devraldığını, müvekkili Şirketin ... sektöründe faliyet gösterdiğini, davalı tarafın ise söz konusu markalar üzerinde herhangi bir kullanım hakkı olmamasına karşın bu "... ..." ibaresini markasal biçimde kullandığını, davalı kullanımının müvekkillerinin marka haklarına tecavüz oluşturduğunu, uyarılmasına rağmen davalının söz konusu kullanımını devam ettirdiğini ileri sürerek, davalının markaya tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin 21/06/2001 tarihinden beri faaliyette bulunduğunu, faaliyetlerinde "... ..." ibaresini kullandığını, davacı markasını oluşturan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığını, müvekkilinin kendi adını kullanmasının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca engellenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "... ..." ibaresini kullandığı, bu ibarenin markasal olarak öne çıktığı, söz konusu ibarenin de davacının tescilli "..." ibareli markaları ile yüksek oranda benzerlik gösterdiği, tescilli markaların koruma kapsamında bulunan "...., müşavirliği ve idaresi hizmetleri" ile davalıya ait emlakçılık hizmetinin aynı tür hizmetler olduğu, bu hali ile davalının "... ..." ibaresini markasal kullanımının ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali oluşturacağı düşünülse de, somut olayda davalının adının "..." olduğu, kendi adını ticari faaliyetlerinde markasal olarak kullandığı, 6769 sayılı SMK 7/5-a bendinde tescilli marka sahibinin, dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi durumunda marka haklarından doğan haklarını bu kimselere karşı ileri süremeyeceğinin düzenlendiği, bu nedenle sırf başkasının tanınmış markasın...