DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/01/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin 1952 yılında Amerika'da kurulan ... şirketi ile İspanya'da kurula ... firmasının 2006 yılında birleşmesiyle kurulduğunu, sıcak ve soğuk tutkal yapıştırıcıları makina ve ekipmanları konusunda dünyanın önde gelen tedarikçileri arasında olduğunu, müvekkilinin dünya çapında 76 ülkede faaliyet gösterdiğini, ..., ... (... şekil) ve ... markalarının müvekkilinin ismiyle özdeş olup kendi isminin markalaşmış hali olduğunu, davalı şirketin ise bir dönem 2013 yılına kadar müvekkili şirketin ürünlerini Türkiye'de sattığını, ancak aralarında distribütörlük...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/2124 Esas KARAR NO: 2020/11 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2017 NUMARASI: 2016/7 2017/16 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/01/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin 1952 yılında Amerika'da kurulan ... şirketi ile İspanya'da kurula ... firmasının 2006 yılında birleşmesiyle kurulduğunu, sıcak ve soğuk tutkal yapıştırıcıları makina ve ekipmanları konusunda dünyanın önde gelen tedarikçileri arasında olduğunu, müvekkilinin dünya çapında 76 ülkede faaliyet gösterdiğini, ..., ... (... şekil) ve ... markalarının müvekkilinin ismiyle özdeş olup kendi isminin markalaşmış hali olduğunu, davalı şirketin ise bir dönem 2013 yılına kadar müvekkili şirketin ürünlerini Türkiye'de sattığını, ancak aralarında distribütörlük sözleşmesi bulunmadığını, davalıya ait 26/06/2015 tarihinde www...internet adresinde alınan çıktı ile davalının müvekkilinin distribütörü olduğunu kabul ettiğini ve müvekkili şirket hakkında bilgi verdiğini, müvekkilinin ... markasının 12/07/2004 tarihinde Avrupa Birliği nezdinde tescil edildiğini, ... markasının 13/06/1967'de Amiraka'da tescil edildiğini, ... (... şekil) markasının 16/11/2010'da tescil edildiğini, ... markasının bu iki şirketin birleştirilmesiyle oluşturulduğunu, davalının müvekkili ile 2013 yılında rekabet etmeye çalıştığını, taklit ürünleri piyasaya sürdüğünü, müvekkilinin 2015 yılında ... Ltd. Şti ile distribütörlük sözleşmesi yaptığını, distribütör tarafından davalıya ihtarname çekildiğini, ancak davalının uyarıları dikkate almadığını, ayrıca kötüniyetli olarak "..." şekil markası ... markasının birebir kopyasını kendi adına tescil ettirdiğini, bu durumun 556 Sayılı KHK'nun 42/b maddesi gereğince hükümsüzlük sebebi oluşturduğunu belirterek davalının markaya tecavüz ve haksız fiillerinin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin markalarına ait ürünleri üretip satmasının engellenmesine, davalı adına kötüniyetle tescil edilen ... sayılı ... (... şekil) , ... sayılı ... ve ... sayılı ... (...) markalarının geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, markaların ülkesilliği prensibi gereğince ve davacı markaların tanınmış marka olmaması ve yine davacı markalarının müvekkilinin tescilinden sonra tescil edilmesi nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davacının uzun süre sessiz kaldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, Navara Ticaret Sicili'nin belge örneğinden ... isimli...