Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 300 hissesinin sahibi ve %25 hissedarı olduğunu, davalı şirketin olağan genel kurul toplantısının 15.03.2016 tarihinde gerçekleştiğini ve müvekkilinin toplantıya katıldığını, yapılan toplantıda alınan 1 nolu karar ile bilanço ve kar zarar hesaplarının oy çokluğu ile ibra edilmesine karar verildiğini, ancak kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplantıda sunulan bilançonun 2015 yılına ait faaliyet raporunun ve işletme gelir gider tablosunun gerçeği yansıtmadığını, ayrıca bilanço ve kar zarar hesaplarının oy çokluğu ile ibrasının aynı zamanda şirket müdürünün ibrası anlamına da geldiğinden kararın iptalinin gerektiğini, zira şirket müdürünün kendisinin ibrasına ilişkin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1679 KARAR NO : 2019/1538 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2018 NUMARASI : 2016/555 E.- 2018/296 K. DAVA: Genel Kurul Kararının İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2019 Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 300 hissesinin sahibi ve %25 hissedarı olduğunu, davalı şirketin olağan genel kurul toplantısının 15.03.2016 tarihinde gerçekleştiğini ve müvekkilinin toplantıya katıldığını, yapılan toplantıda alınan 1 nolu karar ile bilanço ve kar zarar hesaplarının oy çokluğu ile ibra edilmesine karar verildiğini, ancak kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplantıda sunulan bilançonun 2015 yılına ait faaliyet raporunun ve işletme gelir gider tablosunun gerçeği yansıtmadığını, ayrıca bilanço ve kar zarar hesaplarının oy çokluğu ile ibrasının aynı zamanda şirket müdürünün ibrası anlamına da geldiğinden kararın iptalinin gerektiğini, zira şirket müdürünün kendisinin ibrasına ilişkin oylamaya katılmasının ve kendi lehinde oy kullanmasının mümkün olmadığını, toplantıda kar payı dağıtılmamasına ilişkin de 2 nolu karar ile karar verildiğini, ancak kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira karın örtülü olarak yurtdışına kaçırılmakta olduğunu, 3 nolu karar ile şirket müdürü .... yeniden şirket müdürü seçilmesine karar verildiğini, ancak kendisinin şirket müdürü olmasının şirketin zararına olduğunun daha önce açıklandığını, yine davalı şirketin borca batık olduğu ortada iken 4 nolu karar ile İzmir ilinde şube açılmasına karar verildiğini ileri sürerek 15.03.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 1,2,3 ve 4 nolu kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili, davacının genel kurul toplantısında muhalefetini usulüne uygun olarak tutanağa geçirmediğini, davacının karar alındıktan sonra muhalefet şerhini her bir karara özgü ayrı ayrı ve açıkça belirtmesi gerektiğini, ayrıca davacı iddialarının mesnetsiz gerçek dışı iddialar olduğunu, davacının uzun yıllardır davalı şirkete olan özen, bağlılık ve rekabet etmeme yükümlülüklerini ihlal ettiğini, yaşanan ihtilaflar sonucu davacının Şubat ayında şirket terkettiğini, o günden sonra da şirkete uğramadığını, hatta Nisan ayında hisselerini devretmek istediğini, ancak kendisine teklif edilen fiyattan memnun olmadığını, ibra kararının usulüne uygun olmadığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, zira davalı ... sadece kendi adına hareket etmediğini, aynı zamanda %68,75 hissesine sahip olduğu ... Lİmited adına da imza attığını, dolayısıyla müvekkilinin imzası geçersiz olsa dahi büyük hissedarın nisabının karar almak için yeterli olacağını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk d...