Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, herhangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 296.395,03 TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin elektrik dağıtım şirketi olmadığını, üretim şirketi olduğunu, davanın .... AŞ.'ne açılması gerektiğini, bu nedenlerle kayıp bedelinin müvekkil şirketten talep ve tahsil edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2017/2186 KARAR NO : 2018/1143 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/10/2017 NUMARASI : 2016/309 E - 2017/775 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 21/09/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, herhangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 296.395,03 TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin elektrik dağıtım şirketi olmadığını, üretim şirketi olduğunu, davanın .... AŞ.'ne açılması gerektiğini, bu nedenlerle kayıp bedelinin müvekkil şirketten talep ve tahsil edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Söz konusu kararı davacı ve davalı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle nisbi tarifeye dayalı açılan bu davada vekalet ücretinin nisbi takdir edilmesi gerektiği, davanın kabulü gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da bildirdiği üzere, davalıların kaçakları takip edip önleme vazifesini yapmayarak bu bedelleri faturalara eklediği, bu durumun hukuk devleti ilkesine uymayacağı, üstelik hükme dayanak 6719 sayılı kanun Anayasa'ya aykırı bir kanun olduğu, Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonucunun da beklenmesi gerektiği ileri sürülerek, karar kaldırılıp, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; devlet erkinin tüketicilerden tahsiline karar verdiği bedelleri tahsil etmişken, Yargıtay kararları ile iadesine hükmedildiği, ancak sonradan yapılan yasal düzenleme ile tekrar hukuka uygun hale getirilen bu işlemde hiçbir kusurları olmadığından dolayı, davanın başından beri haksız olan davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle kararın kaldırılmasını, lehe vekalet ücreti verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye...