DAVA :İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/11/2018 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında davalı firmanın ürünlerinin kalite kontrolünün davacı tarafından yapılması konusunda anlaştıklarını, dosya ekinde sunulan test ve denetim raporlarının düzenlenip davalı tarafa verildiğini, verilen hizmet karşılığında söz konusu 3 adet faturanın düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini ancak faturaların ödenmemesi nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye borca ve borcun ferilerine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili ıslah yolu ile verdiği cevabında; davalı taraf...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2017/1802 Esas KARAR NO : 2018/1848 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2017 NUMARASI : 2015/986 2017/468 DAVA :İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/11/2018 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında davalı firmanın ürünlerinin kalite kontrolünün davacı tarafından yapılması konusunda anlaştıklarını, dosya ekinde sunulan test ve denetim raporlarının düzenlenip davalı tarafa verildiğini, verilen hizmet karşılığında söz konusu 3 adet faturanın düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini ancak faturaların ödenmemesi nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye borca ve borcun ferilerine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili ıslah yolu ile verdiği cevabında; davalı taraf ile söz konusu ürünlerin kalite kontrolü amacıyla anlaşma yapıldığını ancak davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, davacı ile yapılan mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere davacının edimini süresinde ifa etmediğini bu nedenle söz konusu borcu ödemediklerini belirterek davanın reddini talep etmiş ise de; Davalı tarafa dava dilekçesi 04/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davaya cevap vermemiştir. Ancak gecikmiş cevap dilekçesinin ıslahı ile 18/04/2016 tarihinde davaya cevap verilmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07/06/2017 Tarih ve 2017/17-1093 E. 2017/1090 K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; ıslahın konusunu tarafların yaptıkları usul işlemleri oluşturduğundan taraflardan birinin ıslah yoluna başvurabilmesi için daha önce yapmış olduğu bir usul işleminin bulunması gerekir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK'nın 83. maddesinde gerekse 6100 sayılı HMK'nın 176. maddesinde, taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu nedenle cevap dilekçesinin ıslahı için öncelikle yapılması gereken usul işlemi davaya cevap vermekten ibarettir. Cevap dilekçesinin hiç verilmemiş olması halinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemez. Aksi halde, suskun kalınarak hiç cevap verilmemiş olması halinin bir usul işlemi olarak kabulü gerekir. Bu çerçevede süresi geçtikten sonra yapılan ve karşı çıkılan savunmanın da hiç yapılmamış gibi olduğunu ve aynı hukuki sonucu doğuracağını belirtmek gerekir. Usul işleminin ıslahla düzeltilmesi öncelikle geçerli bir hukuki işlemin varlığını gerektirdiğinden, yapılmamış hükmünde sayılan bir usul işleminin ıslahla düzeltilmesi de düşünülemez. O halde davalının davaya cevap vermediğinin kabulü gerekir. Buna göre ise davalının ...