DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/10/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine banka dekontuna dayalı olarak takip başlattığını, usulsüz yapılan tebligatla takibin kesinleştiğini, müvekkilinin süresinde ödeme emrinden haberdar olmadığını, müvekkilinin davalı takip alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak yapılan banka dekontunda açıklama bulunmadığını, dolayısıyla söz konusu paranın borç ödeme amacı dışında başka bir amaçla gönderildiğinin ispat yükünün davalıda olduğunu, takibe konu bedelin davalı tarafa yurtdışından müvekkili şirkete ödenmek üzere gönderildiğini, davalının yurtdışı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4674 Esas KARAR NO : 2018/2180 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2017 NUMARASI : 2016/558 2017/563 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/10/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine banka dekontuna dayalı olarak takip başlattığını, usulsüz yapılan tebligatla takibin kesinleştiğini, müvekkilinin süresinde ödeme emrinden haberdar olmadığını, müvekkilinin davalı takip alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak yapılan banka dekontunda açıklama bulunmadığını, dolayısıyla söz konusu paranın borç ödeme amacı dışında başka bir amaçla gönderildiğinin ispat yükünün davalıda olduğunu, takibe konu bedelin davalı tarafa yurtdışından müvekkili şirkete ödenmek üzere gönderildiğini, davalının yurtdışı bankanın temsilcisi vasfı ile ödeme yaptığını, kendi borcunun ve sorumluluğunun gereğini yerine getirdiğini, müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını, bu bedelin müvekkili şirkete resmi olmayan yurt dışı ortaklarının şirkete olan borcu sebebiyle yurt dışından... Ltd. Vasıtasıyla temsilici sıfatıyla devalıya, davalıdan da yine ortakların şirkete olan borcu için müvekkili şirkete ödendiği, şirket kayıtlarında ortaklar hesabına alındığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir borç olmadığını belirterek takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takip dosyasında yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davacının süresinde itiraz etmediği için takibin kesinleştiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu belgenin müvekkilini bağlamadığını, kaldı ki .... Bank tarafından davacıya aktarılmak üzere müvekkiline herhangi bir para transferi yapılmadığını, yapılan havalenin müvekkilinin öz sermayesinden kullanıldığını, davacının bağlantısız bileşik ikrarda bulunduğunu, ispat külfetinin davacıda olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre somut olayda ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının savunmasını ispatlayamadığı, buna göre davanın kabulü gerektiği gerekçeleriyle davacının davaya konu takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili, mahkemenin ispat külfetini yanlış belirlediğini, havale dekontunda başkası adına para gönderildiğine ilişkin şerh bulunmadığı durumda ispat külfetinin karşı tarafa düşeceğini, bu konuda birçok Yargıtay kararı bulunduğunu, dava konusu bedelin borç olarak gönderildiğinin müvekkili defterlerinde anlaşıldığını, bu durumun bilirkişi raporu il...